Seks işçiliği haberlerine bakış

Uçan Süpürge, “seks işçiliği haberlerine bakış” başlığı altında gazetelerde istenildiği kadar yer alamayan iki haberi Kaos GL derneğinden Umut Güner’le birlikte değerlendirmiş. Haberlerin biri engelliler için seks hizmeti verecek bir genelevden, diğeri de önümüzdeki yıl yapılacak futbol şampiyonasına İngilizce öğrenerek hazırlanan seks işçilerinden söz ediyor. Umut Güner’in yorumu.

sex

Bir haber…
İngiltere’de yıllarca genelev işleten ve geçen yıl “16 yaşındaki kızım Emilia, 18 yaşına geldiğinde fahişelik yapabilir, ben onay veriyorum” sözleriyle tartışma yaratan 44 yaşındaki Becky Adams, bu kez de engelliler için genelev açmak istediğini söyledi. Adams “İnsanlar engelli olsalar da olmasalar da sekse ihtiyaçları var. Herkesin seks yapmaya ve zevk almaya ihtiyacı var. Engelliler çekindikleri için, diğer insanlar gibi geneleve gitmiyorlar. Yeni genelev engellilere göre tasarlanacak. Aynı zamanda isteyenleri araçlarla evlerinden aldıracağız” diye konuştu. Genelevin önümüzdeki yıl hizmete girmesi bekleniyor.

Bir başka haber…
2014 Dünya Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak Brezilya’da tüm sektörler hazırlıklarını son hızla sürdürüyor. Belo Horizonte kentinde bulunan “Hayat Kadınları Derneği” üyeleri de, 2014 Dünya Futbol Şampiyonası’nda üyelerinin, müşterilerine daha iyi hizmet vermesi için İngilizce öğreneceğini açıkladı. Dernek, üyelerine gruplar halinde bedava İngilizce dersleri vereceklerini duyurdu. Dört bin üyeli derneğin başkanı Cida Vieira, 300 üyelerinin mart ayından itibaren bedava İngilizce dersi alacağını söyledi. Uluslararası haber ajansı AP’ye açıklama yapan Cida Vieira, gönüllü İngilizce öğretmenleri aradıklarını da belirtti. Vieira “Gönüllü İngilizce öğretmenleri bulmakta zorlanacağımızı sanmıyorum. Çünkü bize gönüllü olarak yardım eden onlarca psikolog ve doktor var” dedi. Üyelerine İngilizce dışında Fransızca ve İtalyanca ders vermek için çalışma yürüttüklerini de belirten Vieira, “Kızlarımız için önemli olan, İngilizce vizite ücretini ve karşılığında verecekleri hizmeti, müşteriye anlatabilmesi” diye konuştu.

Yorum:
Seks işçiliği alanındaki haberlerde yurt içi haber- ajans haberlerine birlikte bakmak gerekiyor. Türkiye haberleri fuhuş ve bunun üzerinde gelişen mağduriyet ve polisin “etkili” müdahalesi çerçevesinde şekilleniyor. Seks işçilerinin taleplerine çok fazla yer verilmiyor. 3 mart seks işçileri günü dolayısıyla Pembe Hayat derneği tarafından düzenlenen “kırmızı şemsiye seks işçileri inisiyatifi” haberleri de karikatürize edilerek verildi. Seks işçiliği alanında dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise “insan ticareti mağdurlarının” mahremiyeti, genelde polis “halk sağlığını” ileri sürerek insan ticareti mağduru olsun olmasın yabancı uyruklu kadınları “cinsel sağlık testlerini” yapmaya zorluyor ve cinsel yolla bulaşan hastalığı olan kişiler sınır dışı edilirken aynı zamanda kişisel bilgileri mahremiyet hakları göz ardı edilerek ifşa ediliyor.

Seks işçiliği Türkiye toplumunda genelde “hiç kimsenin olmak istemediği bir şey” olarak sunuluyor ve medya da bunu destekler nitelikte haberler yapıyor ama aynı toplumda seks işçileri mağdur olarak değil “ahlakımızı bozan, iyi insan olan bizleri yoldan çıkaran ucubeler” olarak sunuluyor. Burada homofobi meselesinde olduğu gibi bir toplumsal ikiyüzlülük var. Bir yandan “düşmüş” mağdurken bir yandan da “benden uzak şeytana yakın olsun” dediğimiz ucubeler olarak karşımıza çıkıyor seks işçileri.

Seks işçilerine, özellikle trans seks işçilerine yönelik haberlere baktığımızda bu haberlerin hem cinsiyetçi hem de transfobik haberler olduğunu görüyoruz. Medya burada araştırmacı gazetecilikten çok “toplumsal duyarlıkları yansıtan” bir araç işlevi yükleniyor. Antalya, İstanbul, İzmir ve Ankara’da trans seks işçilerine yönelik saldırgan ifadeler ilk başta medya aracılığıyla “toplumun rahatsızlığı” olarak sunuluyor, bu rahatsız olma hali seks işçilerini linç etme girişimlerine dönüşüyor (ki bu da aynı medya tarafından düşünce ve ifade özgürlüğü olarak değerlendiriliyor ve sunuluyor) sonrasında da polis müdahalesiyle süreç tamamlanıyor.

Yukarıdaki iki haber de aslında tam da bu atmosferde “magazinsel” bir haber olarak sunuluyor. İlk haberde doğrudan engellilerin mal ve hizmetlere erişimi açısından “bir kolaylık” sunuluyor gibi algılansa da aslında haberin Türkiyeli okuyucuyla paylaşılması ve haberin sunumu açısından “tükürük haber” özelliğini devam ettiriyor.

İkinci haberi ise seks işçiliği alanında çalışan bir derneğin faaliyeti olarak görmek mümkün ama bir yandan seks işçiliğiyle uluslararası ticaret, futbol, ordu gibi erkeklerin egemen olduğu sektör ve alanlara paralel olarak seks işçiliğinin kurgulanıyor olduğunu görmek mümkün.

Sadece bu iki haberde değil aslında birçok haberde seks işçileri “erkeklere hizmet eden kadınlar” olarak tarifleniyor; yani seks işçiliği aslında “kadınların çalıştığı” bir alan. Erkek seks işçilerinin görünür olmadığı, görünür olsa da toplumsal yapı tarafından ahlak- değersel değerlendirmelerle ayrımcılığa uğramayan ve dışlanmayan bir grup oluyor. Bu da aslında seks işçiliğinin bir meslek olarak tanınmasını istesek de seks işçisi kadınlar hem bu alandaki diğer aktörler (pezevenk, dost, mafya, işletme sahipleri) hem de toplum tarafından ayrımcılığa ve dışlanmaya maruz kalıyorlar.

Seks işçiliği/fuhuş/fahişelik/meslek gibi bir alan üzerinden tartışma yürütmeden önce hepimizin uzlaşması gereken bir mesele, seks işçilerinin maruz kaldığı insan hakları ihlalleri… Kaos GL olarak biz daha 90’ların ikinci yarısında seks işçiliği meslek midir tartışmasını “hiçbir meslek diğerinden daha onurlu değildir” noktasında yürütmeyi tercih etmiştik. Seks işçiliği üzerinden Kaos GL dergisinde zamanla harmanlanan ve pişen sloganlarımızdan biri de Pembe Hayat derneğinin kurulmasıyla birlikte karşılığını buldu: Patronsuz ve pezevenksiz bir dünya istiyoruz.

Seks işçiliğine il

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar