Dağ Medya Arkeoloji Yazarı Zuhal TUZCU Erzincan Altıntepe kazı sürecine dair ilk makalesi ile sizlerle..

Erzincan

Zuhal TUZCU 

Merhaba ey Arkeoloji severler!

                                                                                                                  

İlkyazımla karşınızdayım ve birazda heyecanlı olduğumu belirtmek isterim. Yazımda size bir ilk günün hikâyesini anlatacağım.

Peki, bir arkeoloji öğrencisinin kazıya gitmeden nasıl hazırlıklar yaptığını, ilk gününün nasıl geçtiğini bilmek ister misiniz? Merak edenleri yazımı okumaya davet ediyorum 🙂

Bildiğiniz üzere sizlere Erzincan-Altıntepe Kazı sürecini elimden geldiğince aktarmaya çalışacağım.

Kazıya gitmeden önce herkesin yapmak istediği ama başaramadığı şeyi ben de yaşadım. Merak ettiniz mi? 🙂 “Kazıya 5 gün kaldı, yavaş yavaş hazırlıklara başlamalıyım” dedim herkes gibi kendi kendime. Ama bavulumu, gitmeden önceki gün (13 Haziran 2012) gece yarısı hazırlamayı başarabildim.

Bu arada bavul hazırlamaktan hiç hoşlanmadığımı da belirtmek isterim. Oysaki arkadaşlarımın “her gün çantana bir şey at işte” lafı son dakika kulaklarımda çınladı.:) Bir şekilde o bavul zor zahmet hazırlandı ya oh. Saat gece yarısını geçmişti ve uyunmalıydım artık. Maalesef tam o sırada bir heyecan kapladı içimi ve onu da yapamadım. Yatakta dön Allah dön.:) Sonunda birkaç saat uyumuşum.

Sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp uçağı kaçırmamak için havaalanına doğru yola koyuldum. Uçağa binmeden, Erzincan yolcularına şöyle bir baktım. Yaş ortalamasının 30-50 arasında değiştiğini gördüm. Ailelerin genelde 2 ila 3 çocukları vardı. Acaba “Arkeoloji nedir?” diye sorsam, bana  söyleyebilirler mi? Peki benim arkeoloji öğrencisi olabileceğimi düşünmüşler miydi? Ya da bana baktıklarında benim hakkımda ilk ne düşünmüşlerdi? Sanırım sadece liseye gittiğimi düşünmüşlerdir çünkü küçük gösteren,  yapı olarak ufak tefek biriyim.:)Kafamda dönüp duran başka sorularımda vardı. O kadar insan acaba bundan binlerce yıl önce hayat bulmuş bir şeyleri gün yüzüne çıkarmaya gittiğimi tahmin edebilir mi ki? Ya da aralarında benim kadar şanslı olup da binlerce yaşında olan buluntulara ilk dokunan insan olmuş olabilir mi?

Uçağa biniş anonsu ile uçağa alındık. Bütün yolculuk bebek ağlama sesleriyle geçti. Sadece arkamda oturan çocuklar biraz farklıydı. Uçağın kaç km hız ile uçuşa geçtiğini, kaç km ile yere indiğini, şuan nerede olduğumuzu, bulutların güzelliklerini konuşuyorlardı sürekli.

Saat 11.00’da Erzincan’a varmıştık. İner inmez havaalanının ve arkadaki muhteşem dağların fotoğrafını çekmek istedim. Tam çekiyordum ki görevli geldi ve fotoğraf çekmenin yasak olduğunu söyledi. Bu duruma ister istemez şaşırdım. Meğer o dağlar askeri alanmış bu yüzden çekim yapmak yasakmış!

Siz de bir gün çekmek isterseniz aklınızda bulunsun.:)Bunun üzerine uçağın fotoğrafını çekmek istedim. O da yasakmış.:)Özür dileyerek yoluma devam ettim.

Yolculuğun en heyecanlı kısmı kazı için havaalanından alınmayı beklemekti. Ve bir an önce şehri, kazı evini de görmek istiyordum. Birkaç dakika sonra kazının değerli üyesi olan Mehmet Ali Yılmaz beni karşıladı. Gerçekten kendisi çok iyi, yardımsever, güleç bir insan. Kendisine teşekkürlerimi bir borç bilirim.

Kazı evine geldiğimde beş arkadaş temizlik yapıyorlardı. Eee malum kazı başlamadan baştan aşağı her yer temizlenmeli değil mi?:)Bu arada kazı henüz başlamadı ve ben de birkaç gün önceden gelmiş oldum.

Bu süreçte yer almak çok hoş bir duygu ama yorucu da. Arkeolog olacaksanız aklınıza gelen her türlü zorluğa kendinizi hazırlamalısınız. Şimdi diyeceksiniz her mesleğin zorlukları var. Tabi ki katılıyorum sizlere. Şöyle anlatmak gerekirse bizim mesleğin zorlukları da bir hayli fazla.

Fiziksel güç gerektiriyor, güneşe dayanıklı olmanız gerek çünkü sabahın 05.00’inden 15.00’a kadar arazide yakıcı güneşin altında çalışıyorsunu
z, bunun börtü böceği var (eee toprakla haşır neşir olacaksınız o kadar ) korkmamanız gerekiyor, çıkan seramikleri gelince yıkaması,çiziminin yapılması vb. şeyler yapılacak diyerek çok az bir kısmını sizlere aktarmak istiyorum.

Buradaki tüm arkadaşlar beni çok iyi karşıladılar ve kısa sürede alıştık birbirimize. Bu yaz kazı umduğumdan daha güzel geçecek gibi. Ayrıca Erzincan- Altıntepe Kazısını kendim isteyerek tercih ettiğimi de belirtmek isterim. Genelde çoğu arkeoloji öğrencisi Ege ve Akdeniz’deki kazıları tercih ediyor fakat ben Altıntepe Kazısı’nda daha farklı deneyimler kazanacağımı düşünerek geldim. İlk gün itibariyle iyi ki de gelmişim diyorum.

Aslında bu yazımı geldiğim ilk gün yani 14 Haziran’da yazmak istedim fakat ilk gün olmasına rağmen yoğun ama eğlenceli bir gün geçirdim ve yazımı tamamlamak için fazla vakit bulamadım. Ama işte bugün karşınıza tamamlamış olarak çıkıyorum ve zevkle, merakla okuduğunuzu düşünmek istiyorum. Bir dahaki yazımda görüşmek dileğiyle.

Herkese mutlu günler…:)

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Zuhal Tuzcu

Arkeolog. 12 Haziran 2012'de Dağ Medya'ya katıldı. Arkeoloji üzerine yazılar yazıyor.

Benzer yazılar

8 Yorum

  1. Şerife

    canım kardeşim çok güzel yazmışsın inan orada olmak geldi içimden tebrik ediyorum seni çok başarılı bir arkeolog olacaksın ayrıca duygularını ifade edişinde çok güzel öpüyoruz seni gökalple

    Yanıt
  2. şaban koçer

    ZUHAL HANIM, İLK YAZINIZ OLMASINA RAĞMEN GÜZELLİKLER ÜLKESİNDEKİ EŞSİZ GÜZELLİKERE ERİŞE BİLMİŞ BİR ÜSLUPLA YAZMIŞSINIZ. HEYECAN, HUZUR, GURUR VE MUTLULUK BİR ANDA BAŞARININ EN GÜZELİ OLABİLİYOR. ÖZVERİLİ ÇALIŞMA,KENDİNE GÜVEN VE DENEYİMLEME SÜRECİNİZ İLE BİR KAÇ YAZI SONRASINDA ÜSTADIMIZ OLARAK ANILIRSINIZ ŞÜPHENİZ OLMASIN.SELAMLAR, SAYGILAR.

    Yanıt
  3. hacer çoban

    dutuluğuyla birlikte kıpır kıpır bir anlatış,bizim de sizinle birlikte arkeoloji merakımız arttı zuhal hanım,arkeolojiyi sizden dinlemekle büyük zevk duyacağız…başarılarınızın devamını diliyorum.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.