Dağ Medya Oslo Yazarı Reyhan D.Kolstad yazdı|| Küçük insanlar, büyük adımlar

OSLO

REYHAN D.KOLSTAD

Bu bir empati yazısıdır. İzninle Arion…:)

Nasıl nereden başlasam diye düşünürken kendimi tanıtmakla başlamak daha güzel olur diye düşündüm. Ben 16 aylık Arion Pasha Dağ -Kolstad. Yuvaya gidiyorum. Hafta sonlarını annem ile babama ayırmaya dikkat ederim hafta içi bütün günümü yuvada geçirdiğim için.

En büyük hobim kendi arabamın içinde oturup bir kavşakta durup arabalara bakmak, eğer arabaları izlemeye zamanın yoksa oyuncak arabalarımla zaman geçirmeyi çok severim, ya da annem ile babamı rehin alıp yapacak bir şeyler buluyorum. Onlara evi toparlamada yardim ederim mesela. Yemek yemeği çok  severim, yemek ayrımı hiç yapmam, önüme konan her şeyin canını çıkarırım ama kuzu pirzola ile biftek ve taze balığa asla hayır demem.  Annem bana deden gibi et hastasısın sende der. Hala teyzemin beni ilk yemek yiyişime tanık olduğunda bifteğin canını çıkarışım büyük bir şaşkınlık yaratışni hatirlatim. O bana hayran hayran baktıkça bende havalara girip abarttım. Favori içeceklerimin başında süt ve su gelmekte. Her türlü taze meyve sebzeyi yerim.

Kitap okutturmayı çok severim Cin Ali ve Nasrettin hoca favori kitaplarım arasındadır, ama onları okuyacak yaşta değilim o nedenle Tren Thomas kitabına takılı kaldım bu aralar.

En büyük hayalim yemeğimi kendim yemeği başarmakBüyük bir adım biliyorum ve farkındayım ama ısrarla pratik yapmaya devam. Bir gün yüzümü gözümü yemek soruna bulamadan yemek yiyeceğim bekleyin görün.Seyahat etmeyi de çok severim  bu arada.


Aslında yazmak ta istiyorum bir gün.  Neyse lafı uzatmayayım yine anlatacak çok şeyim var ; bugün annemin de dediği gibi. Hatta arada bir onlara sıra gelmediği için bana şikayet ediyorlar. Neyse nerede kalmıştım.

Sabah bazen 6da bazen 6:30 bazen 7de kalkarım ama hafta sonlari annem ile babamla daha çok zaman ayırmak için bilinçli bir şekilde 4 ya da 5 civarı kalkarım, nedense annem ile babam çok mutlu görünmüyorlar hafta sonları sırf onlarla daha çok zaman geçirmek için erken kalkmama. Anlamadım gitti ben bunu. Sabah kalktığımda ilk buzdolabından soğuk soğuk bir bardak süt ile ya annemim ya babamın kucağında sakin sakin oturup içmekle başlar ve aynı zamanda tv de ya annem ya da babam ile haberleri izleriz ama neyi izleyeceğimize ben karar veriririm o nedenlede kumandayıda hemen elima alırım. 10 dakika bu şekilde keyif yaparım uyanmak için en az bir bardak içmem şart.

Canım sıkılmaya başlar 10 dakika sonra , o nedenle bir hamle ile kendimi aşağıya atar oyun bölgeme gidip tüm oyuncaklarıma günaydın derim. Daha sonra kendimi birden bire banyoda bulurum. Bunun nasıl olduğunu hala kavramış değilim ama çakacağım bir gün. Annem yada babam inatla bezimi değiştirecekler. Nedeni anlamış değilim ama her değiştirdiklerinde mutlu olduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Annemin gün için seçtiği kıyafetlere çaktırmadan bir göz atarım eğer beğendiysem ses çıkarmadan uzanıp beni giydirmesine izin veririm. Eğer beğennediysem olay yerinden acilen firar ederim ya da üzerine birşey dökerim ki bana başka bir şey giydirsin.

Giyinme sefasından sonra dişlerimi fırçalarım annem ya da babam bana kahvaltı hazırlayana kadar. Kahvaltımı pencere kenarında yapmayı severim. Dışarıya bakıp hayal etmek , doğanın uyanışını görmek için. YALAN DEDİM! Arabaları, mümkünse uçak ya da helikopterleri görmek için. Eğer hiçbiri yoksa o zaman dışarıya bakıp hayal etmek , doğanın uyanışını görmekte güzel. Kahvaltından sonra eğer zamanım varsa biraz oturup oyun oynarım, ya da annem/ babam ile biraz zaman geçiririm. Genelde annem beni yuvaya bırakır . Yuvaya gitmeden önce dışarı giyecekleri giydirilmesi olayı biraz zaman aldığı için erken çıkıyorum. Ve her gün bunu yaptırttığımdan bunların hepsinin kendim tek başına yapacağım günleri dört gözle bekliyorum. Kolay değil küçük insan olmak büyük kararlar vermek. Bunların hepsini tek başıma yapacağım bir gün diye düşünüyorum. Heyecanlanıyorum. Yine büyük adımların peşindeyim. Nerde kalmıştık. Daha evden çıkmayı başaramamıştık hatırladım.

Evden garaja gidişimiz ortalama 15 dakikayı buluyor çünkü gelen geçene günaydın demem lazım, temiz havayı içime çekmem lazım arabaya binmeden. YALAN! Arabalara bakmam lazım hemde hepsine. Annem sonunda dayanamayıp beni koltuğunun altına ya da omuzunu atıp bir çuval gibi beni arabaya taşıyor çocuk koltuğuma oturtup emniyet kemerimi takıyor. Kendim takmaya çalışıyorum ama beceremiyor hala. 16 aylık olmak ne zormuş ya. Yuvaya 5 dakikada varıyoruz.  Annemin yol boyunca bana çocuk  şarkıları dinletmesine ve söylemesine dayanamıyorum. Sus ya anne lütfen. Sabah sakinliğini bozma , rahat bırak benide yoldan gelen geçen arabalar bakayım diyorum ama dinleyen yok!.

Yuvanın park yerine park ettiğimizde annemin heyecanla arabayı durdurmasına ve arabanın anahtarını çıkarışını beklerim, neden mi? Arabanın içindeki lambaların yanışını görmek için. Olayı tam çözmüş değilim ama çözeceğim. Anlayacağım bir gün bu lambanın neden araba durduktan sonra yandığını… Büyük hayallerim var.

Yuvayada benim bulunduğum bölüme girdiğimizde herkese günaydın derim gülerek. Saat 14 e kadar yuvada oyun oynar yemek yer , kumla oynar yemek yer, yatar , yemek yerim. Saat 14 de babaannem ve dedem gelir alır beni. Hala anlamış değilim neden babam ya da annem beni almıyorlar  diye ama büyük konular bunlar bir gün anlayacağım, çözeceğim olayı, bekleyin görün babaannemlere geldiğimizde tereyağında yumurta , yanında soğuk süt, tatlı olarakta annemin yaptığı organik elme püresi ile doğal yoğurt yemeyi severim. Ondan sonrada onlara zaman ayırmayı çok severim.

Babam 1 saat sonra gelir beni alır eve gideriz oyun oynar keyfimize bakarız. Ona bütün günümü anlatırım, bazen ona söz hakkı vermediğimi hissediyorum ama olsun. Bir süre sonra akşam yemeği hazırlıklarına başlaması için babama sinyaller gönderirim. Saat 16 :00 ile 17 :00 arası yemeğimin hazır olması lazım , akşam yemeğimin geç servis ettirilmesine tahammülüm hiç yok. Bunu babama açık bir şekilde ifade ettim INGAAAAAAAAAAA,%¤¤%¤&%&/(/(((“”##¤&/()?, diyerek.

Annem işten ben yemek yedikten sonra gelir  o nedenle beni hep mutlu anda yakalar. Günümü anneme de güzelce anlatmadan durmamam. Babamı da şikayet ederim. Banyomu yaptırip dişlerimi fırçalayıp masal kitabımı okutturup , saat 18:30 civarı kendimi yatağa koydurtturum . Ve yatarım…Ama uykuya dalmadan önce bunların hepsinin birgün kendim başaracağım diye hayaller kurup rem uykusuna dalarım hemen. Ve büyük adımları atacağım yeni bir gün için güzel bir uyku geçiririm. Sabaha görüşürüz millet. Büyümem lazım.:) Ben Arion, ZzzzzzZzzzzzz……

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

6 Yorum

  1. duygu

    Reyhanım ellerine sağlık ne güzel anlatmışsın tatlı Paşanın gününü:) Adeta görmüş kadar oldum tatlı tontiş paşayı öp hatta ısır yerime 🙂

    Yanıt
  2. serap yılmaz

    Bir solukta okudum tatlım, o kadar eğlenceli ve keyifli yazmışsın ki acilen devamını bekliyoruz. 🙂 Ellerine, duydularına, empatine sağlık…

    Yanıt
  3. Burcu Gülsevil BELBER

    Reyhancıııııııııııııııım;
    Nasıl tatlı nasıl tatlı olmuş Paşa.Allah nazarlardan saklasın küçük tontonu.Yazın da süper olmuşEllerine sağlık.Kahkahalarla okudum.Fotograflara bakım ısırmak istedim Paşa’yı.Sen benim için onu öp kokla bol bol olur mu canım arkadaşım benim.
    Görüşmek üzereeee…
    Gülsevil

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.