Reyhan D.KOLSTAD yazdı | Modern toplumda ebeveyn ve çalışan anne olmak

Modern toplumda ebeveyn ve çalışan anne olmanın dayanılmaz hafifliği. Kulübe hoş geldim mi acaba?

OSLO
Reyhan D.KOLSTAD

Fotoğraf: http://livingromcom.typepad.com

Senelerce her seçim döneminde politikacıların çocuk yuvası sorununa, hastane sorununa, huzur evi sorununa çözüm getireceklerine yönelik sözleri, vaatleri acayip garibime gider, afallardım. Hele  seçim dönemimde tüm politikacıları Karl Johan caddesinde*,  sokak satıcıları gibi dizili bir şekilde görmek  daha da afallamıştı beni ama buna alışmak zor olmamıştı.
Gel zaman git zaman  sıra bize geldi. Yuva sorununu  ne anlama geldiğini çocuk sahibi olduktan sonra anlamak nasip oluyordu bize ve jetonun ciddi bir şekilde düşüşünü görür gibi oluyorsunuz sorunla burun buruna geldiğinizde. Bir nevi o dönemlerde  ebeveynlere yaptığım eleştirileri  boynumu bükerek geri çektiğimi bile fark ettim.

File:Karl Johans gate.jpg

Peki, sorun nedir yani neyle karşı karşıya kaldık?

Oğlum, işimin tam tersi yönünde olan bir yuvaya başlamak zorunda bir hafta sonra. Oysa,  bulunduğumuz semtte  belediyenin bize en yakın yuva da yer vermesini bekliyorduk. Ve bunun için 2 ay çaba harcamıştık.  Ancak  şimdi geçici olarak ta olsa yaşadığımız yerden 20 dakika uzaklıkta olan bir yuvaya gitmek zorunda oğlum.

Her sabah 8 civarı kahramanımızı işimle ters yönde bulunan yuvaya panik ve yetişme çabasıyla, normalinden 20 dakika daha fazla sürecek olan ve toplamda 1 saati kapsayacak olan yuva ve iş saatleri program trafiğinin hazırlığı ve dönemine girme içersinde olacağım. Mükemmel değil mi! HAYIR!

Yuvadaki pedagoglar;  “ 1 ile 2 yaş arası çocukların en fazla 4 ya da 5 saat yuvada  kalır,  fazla kalmazlar, yorucu olur  ve gereksizdir.”  diye belirtince,   yuva tecrübesi olmayan bize dakika dakika herseyi planlamak düştü ve yaptığımı hesaplama sonunda saat 13.00 civarında kahramanımızın yuvadan alınması gerektiğini anladık. Evet, bir sorunla daha karşı karşıyaydık. Ve henüz yenilerinin ne olacağını bilmeden birbirimizin gözlerine bakarak bu şahane durumu kutluyorduk:) Ne annesi nede babası alabiliyordu ufaklığı yuvadan.  Kafalar karman çorman.  HELP! Ne yapacağız şimdi? 🙂

Modern  ve çalışan ebeyn olarak başlıyoruz mırıldanmaya. Herkes yapıyor biz niye yapamayalım.   Hele birde Norveç’te. Dünyanın en ferah ve zengin petrol ülkesinde. Olacak şey mi bu? Biz mutlaka bir yerde yanlış yapıyoruz.  Bu kadar zor olmaması lazım, olamaz diye tekrardan mırıldanıp, büyüyen oğlumuza yeni bir araba koltuğu da temin etmemiz gerektiğini bir taraftan yapmamız gerekenler arasında ve alelacele onunda siparişini veriyoruz. Nitekim şunu da düşünmeden edemiyoruz: Internet ebeveynlerin kurtarıcısı diye yorum yapıp  onlarca araba  koltuğu testlerini okuduktan sonra bulduk en güvenli koltuğu.  Her şey böyle süt liman değik ama..

Devam ediyorum, Britax Multi-Tech 2: ya da BeSafe Izi Kid X3 Isofix ürünlerinden birinin siparişini vermek üzere iken koltuğun nasıl monte edildiğine bakalım dedik Youtube dan. İkimizde koltuğa yapışıp kaldık.  Bu koltuk öyle kolay kolay çıkarılabilecek bir tarzda olmadığını ve ufaklığı saat  birde alacak kişi için ben olmayacağımdan  ya her Allahın günü bu koltuğu yarım saat uğraşıp çıkaracağım ya da onu saat birde  getirecek kişi için  ortalama 4 milyar TL olan  bu araba koltuğundan bir  tane daha almam gerekecek. Bu arada ufaklığı saat birde kimin alıp getireceği sorununu da ağıza bile alamamıştık henüz. Bir sorun yeni bir sorunu getiriyordu.

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=ZGrSY1NxBEI[/youtube]

Biz halen  mırıldanıyoruz ve söylenıyoruz. Modern toplumda   çoçuğunuza bakacak büyükleriniz olmadığında  böylemi geçiyor günler diye? Tüm bu kargaşanın içinde aklıma geliyor birden bire yuva sorununu dile getiren politikacılarımız.  Oğlumuzun yürüyerek iki dakika sürebilen yuvaya yerleşme  başvurusunu, oğlum doğar doğmaz yani doğumdan hemen sonra eve geldiğimizde yaptık. Hatta yaptığımız ilk şey olmuştu. Deneyimli ebeveynlerin önerilerine  uyarak yapmıştık . Ve daha şimdi anlıyoruz olayı.

Peki, olay nedir?

Dünyanın  en zengin ülkesinde büyük şehirlerde  yuvada çocuğunuza yer bulmak  ya da bulamamak ülkenin en ciddi sorunlarından biri olmuş durumda. Nasıl yani?  Şöyle yani.  Oslo gibi büyük şehirlerde  yılda sırf bir kere  çocukların yuvaya yerleştirme olayı yapılıyor. Yani sen  çocuğuna yuva başvurusu yapıyorsun, çocuğun doğar doğmaz, bir yaşını doldurduğunda yuvaya hemen başlayabilsin diye. Bu  yuvalara çocukları yerleştirme olayı sadece Ağustos ayında oluyor. Yani  2011 Ocak ayında doğmuş olan oğlumuz 2012 Ağustos ayından önce yuva hakkı yok  çünkü büyük şehir  kavramını geçerli olduğu bir  semte yaşıyor. Ve doğum izni bir yıl.  Matematiğini size bırakıyorum. Trajikomik olan  gazetelerde;  Şimdi hamile kalın ki çocuğunuz  doğru zamanda doğsun ve yuvada yer bulsun gibi haberler okumak resmen hayatın normal bir parçası haline getirilmiş bu  toplumda.

Her şey yavaş yavaş yoluna girecektir, inanıyorum. Yakın olan yuvaya yerleştirilinceye kadar sabah 08.00 ‘de   evden 20 dakika doğuda olan yuvaya götüreceğim oğlumu, oradan   40 dakika güneyde olan işime, trafiğe yakalanmama stresi ile  geçireceğim ta ki devlet oğluma  hakkı olan yuvada yer verene kadar.

20 dakika geri+40 dakika iş+ trafik = Normal bir sabah mı? Bana geri kafalı diyebilirsiniz ama bana sorarsanız modern toplumda çalışan anneye yer yok. Hangi çağda olursak olalım  eğer ben dünyanın en ferah ve kadınların  haklarının 100% oturduğu  havasını  atan bir  ülkede bunu yaşamak zorunda kalıyorsam, modern çağda anne olmayı sorgulamak gerekiyor.

Cümleyi tamamlamak bile gelmiyor içimden, ama bir dahaki seçimde yuva sorununu oy  almak için hangi partinin yem olarak kullanacağını merak etmiyor değilim  ya da bir sonraki makalede ele  alacağım,  insanın içini acıtan  yaşlılar, huzur evi ve hastane sorununu…

Tek bildiğim ve hissettiğim  modern toplumda ebeveyn, çalışan anne  olmanın dayanılmaz hafifliği.

Kulübe hoş geldim  mi acaba!

OSLO

Reyhan D.KOLSTAD

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

4 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.