Erdoğan'dan "bilimsel" deprem değerlendirmesi

Bu haftaki “Ulusa Sesleniş” konuşmasını Van depremine ayıran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “tabiatın kanunlarına karşı gelmek ne mümkün” diyerek “bilim”i hatırlarken, AKPnin yapmadığı şeyleri yapmış gibi anlattı, zaten hükümetin görevleri arasında yer alan konuları “başarı” gibi sundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün televizyonlarda yayımlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında yurttaşlara seslendi.

Erdoğan, Vanda meydana gelen depremin ağırlıklı yer tuttuğu konuşmasında, kendisi ile birlikte ilgili bakanların ve AKP Van milletvekillerinin, ilgili kurumların deprem bölgesine gittiğini söyleyerek, “80 vilayeti seferber ederek, en yakından en uzağa kadar tüm imkanların koordineli biçimde ihtiyaç sahiplerine ulaşması için tam bir hassasiyet içinde oldukları”nı iddia etti.

Sıkışınca, bilimi hatırladı
“Türkiyenin bir deprem ülkesi olduğu”na vurgu yaparak, “yerkürenin hareketlerini engellemenin, fizik kanunlarını değiştirmenin, böylesi tabii afetlerin önüne geçmenin imkanı bulunmadığı”na işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

Maalesef, her toplum, her ülke bu acı tecrübeleri yaşıyor, yaşamak zorunda kalıyor. Ancak, bu tecrübelerden dersler çıkarmak, depremin yaralarının sarılmasında en doğru yöntemleri bulmak mecburiyetindeyiz. Nitekim bu son hadisede, geçmişte yaşadığımız acı tecrübelerden büyük oranda dersler çıkarıldığına, geçmişteki hataların tekrar edilmediğine, çaresizlik ve aşırı panik yaşanmadığına şahit olduk. Kamu kurum ve kuruluşlarımızın, sivil toplum örgütlerimizin, sağlık kuruluşlarımızın, yerel yönetimlerimizin, arama kurtarma ekiplerimizin, yardım kuruluşlarımızın, güvenlik güçlerimizin ivedilikle bölgeye intikal ettiklerini, edebildiklerini hep birlikte gördük. Her ne kadar aksaklıklar, eksiklikler olsa da gerekli teçhizatlar, yardım malzemeleri süratle afetzedelerle buluşturuldu, bölgedeki yaralar bir an evvel sarılmaya başlandı.

Devlet yardımı yurttaşların yaptığının altında kaldı
Başbakanlık kaynaklarından 13 milyon lirayı bölgeye tahsis ettiklerini belirten Erdoğan, Başbakanlık hesabına vatandaşların yaptıkları yardımın ise yaklaşık 22 milyon lira rakamına ulaştığını söyledi. “Çadır ve battaniye dağıtımından günlük gıda teminine, sağlık hizmetlerinden psikolojik desteğe, ısınmadan eğitime, tarımdan maliyeye kadar her alanda ama her alanda geniş spektrumlu bir yaklaşım” sergilediklerini ileri süren Erdoğan şöyle konuştu:

Kusurlarımız elbette oldu. Elbette anında bütün ihtiyaç sahiplerine ulaşmak mümkün olmadı. Ancak, böyle büyük ve geniş çaplı bir afette, bu tür aksaklıkların yaşanması takdir edersiniz ki gayet tabiidir. Nitekim, zaman ilerledikçe bu aksaklıklar da giderilmiş, en ücra köşeye kadar ihtiyaç sahiplerine ulaşılmıştır.

Zaten yapılması gerekenleri böbürlenme vesilesi yaptı
Başbakan Erdoğan, konuşmasında AKP hükümetinin yola çıkış hikayesine de değinerek, pek çok başlıkta aciz kalınan ve şaibe yaratan yardım çalışmaları ve bütçesine ilişkin tartışmalar hâlâ devam ederken, sözü “AKPnin başarısı”na getirmeyi de ihmal etmediği şu ifadeleri kullandı:

Biz büyük bir iddiayla yola çıktık, dedik ki: Bizim hükümetimiz, kimsesizlerin kimsesi olacaktır. Hükümetimiz döneminde hiçbir vatandaşımız aç ve açıkta bırakılmayacak, hiçbir insanımız sahipsiz kalmayacaktır. Yetimlerin, yoksulların, acizlerin ve muhtaçların yanında yer alacağız, onların yar ve yardımcısı olacağız. Deprem bölgesinde bu iddiamızı bir kez daha teyit ettim, bu kış günü hiçbir vatandaşımızı açıkta bırakacak değiliz dedim. Bütün vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Devletimizin tüm imkanları insanımızın hizmetindedir.

Kışı karşılamaya hazırlanan Vanlı yurttaşlardan “sabır” istedi
Deprem bölgesindeki yurttaşlardan “sabırlı olmaları”nı isteyen Başbakan Erdoğan, Vanın oldukça sert iklim koşulları ile karşı karşıya kalacağı önümüzdeki ayları, “sabır ayları” ilan etti. Erdoğan, kalıcı konutlarla ilgili olarak, “kalıcı konutları 24 saatte kurmak mümkün değil. Onun için Elazığda, Erzurumda, Bursada olduğu gibi, 6-8 ay gibi bir zamana ihtiyacımız var” dedi.

“Bizi asıl yıkan, bize asıl zarar veren, depremin kendisinden çok, depreme karşı gerekli hassasiyetin gösterilmemiş olmasıdır, felaketlere karşı gerekli hassasiyetin gösterilmemiş olmasıdır. Van depreminde bunu bir kez daha tecrübe ettik” diyen Başbakan Erdoğan, “yapılan onca uyarıya, yaşanan onca acı tecrübeye, ödenen onca ağır bedele rağmen, tedbirin elden bırakıldığına, çürük binaların inşa edildiğine, nerede yapılacak nerede yapılmayacak buna dikkat edilmeden binaların inşa edildiğine, çürük binalarda yaşandığına şahit olduk. Belediyeler de müteahhitler de denetim elemanları da bu ihmallerin cinayetle eş anlamlı olduğunu artık kabul etmek durumundadır” ifadeleriyle, hükümetin yaşananlardaki sorumluluğunu gözardı etti.

Yine yurttaşların çabalarına havale
Van depremi sonrası ülkenin her yerinden yurttaşların örgütlediği kurtarma ve yardım faaliyetlerine de değinen Erdoğan, “ben, bir kez daha, ekranlar aracılığıyla 74 milyon insanımızı, Van için seferberliğe davet ediyorum. Biz, devlet olarak her imkanı seferber ettik. Vanı, Vanlı kardeşlerimizi elbette aç ve açık aynı zamanda açıkta bırakmayacağız. Bingöle nasıl anında müdahale ettiysek, Erzuruma, Elazığa, Bursaya, Balaya, Simava, Rizeye, Orduya, Giresuna afet yaşayan her yere nasıl anında ulaştıysak, Vana da ulaştık ve orada da yaraları saracağız” dedi.

(soL – Haber Merkezi)

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir