"Bir gün sıra hepimize gelecek"

Akşam gazetesinden Elif Aktuğa konuşan Milliyet yazarı Can Dündar, Uğur Dündarın Doğan Grubundan ayrılışını yorumlarken “Bir gün sıra hepimize gelecek” dedi ve NTV’de yaşanan dönüşümün medya-sermaye ilişkisinin sonucu olduğunu belirtti.

Akşam gazetesinden Elif Aktuğa konuşan Milliyet yazarı Can Dündar, Uğur Dündarın Doğan Grubundan ayrılışını yorumladı. “Bir gün sıra hepimize gelecek” diyen Dündarın, NTV’deki dönüşüm ile ilgili konuşurken medya – sermaye ilişkisine dair söyledikleri ise dikkat çekici. Dündar’ın röportajının bazı satırbaşları şöyle:

-NTV’deki format değişimi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu kadar kıstırılmışlıkta başka sektörlerde de yatırımı olan bir işadamının buna dayanabilmesi çok zor. Siz buradan bir ses veriyorsunuz, başka bir yerden sesinizi kısmanın yollarını arıyorlar. Demek ki bu medya düzeninde sakat bir şey var. Medya patronunun iktidarla en ufak bir ilişkisinin, temasının, beklentisinin ya da cezalandırma yönteminin olmaması gerekiyor. Bu olduğu sürece bütün patronlar aynı tehlikeyle karşı karşıya. İktidardan bağımsız iş imkanı zaten sınırlı, dolayısıyla medyada yatırımınız varsa söyleyeceğiniz her söz aleyhinize kullanılabilir. Amerikan dizilerindeki cümleler gibi oldu bu! Bizim için de yazdığımız, söylediğimiz her söz gelip patronunuzu vurabiliyor. O zaman onlar da haklı olarak, ’Bir dakika biz ne yapıyoruz, tüm sermayeyi tehlikeye mi atıyorum’ diye düşünebiliyor. Keşke bu sektörlere girmeseler, sermayemizden madem endişe ediyoruz, madem iktidarla ilişkimizi bozmak istemiyoruz, medyaya neden giriyoruz? Medya muhaliftir, muhalif olmak zorundadır. Başbakan’ı alkışlamak için yeni bir gazeteye yeni bir televizyona ihtiyacımız yok. Olup biteni tüm çıplaklığıyla halka anlatmak için medyaya ihtiyacımız var. Bunu göze alamayacak, bu mücadeleyi veremeyecek olanların medya sektörüne girmemesi lazım.

-Televizyon seyrediyor musunuz?

Bir süredir hiç seyretmiyorum. Ciddi bir güven eksikliği bende de oldu. Eskiden biraz da mecburiyetten seyrederdim, simdi seyretmiyorum.

– Haberler?
Haberler de dahil, seyretmiyorum. Seyretmediğimden bu yana inanılmaz bir huzura kavuştum. Hoşuma giden programları seyredip, sevdiğim yazarları okuyorum, o kadar.

– Uğur Dündar için ne düşündünüz?
Bir gün sıra hepimize gelecek. Durup seyretmeye devam edersek, alkış seslerinden zaten kendi sesimizi duyamaz olduk. Türkiyede basın özgürlüğü varmış gibi bir illüzyon yaratmaktansa dışarıda kalmak daha iyi. Bir süre taviz verilebiliyor belki, esneme noktanız var belki ama biz kırıldık. Esneyecek bir yer kalmadı. O noktada bırakmak çok daha iyi zaten. Dışarıda da yapılacak işler var, medyanın merkezinde olacağım diye direnmenin alemi yok.

– Kim teslim alabilir ki medyayı?

Başbakan’ın medya yöneticileri ve patronlarıyla toplantı yaptığı bir ülke bana basın özgürlüğü yönünden bir istikrar vaat etmiyor. Demokratik bir ülkede böyle toplantılar olmamalı. Medyanın suçu yok mu? Var!.. Ama kendi kendini tamir edebilecek güçte olmalı. Talimat alıyorlar görüntüsünün medyada yaratacağı tahribat, medyanın kendi başına yaptığı yayıncılıktan çok daha ağır bence. O toplantının mesleğimize çok ağır bir imza attığını düşünüyorum. Uzun yıllar unutulmayacak bir imza. Bundan sonra her gazete okuyan ve televizyon seyreden herkes acaba o toplantıda ne dendi de bu yayın yapılıyor diye düşünecektir haklı olarak. Keşke o toplantı hiç olmasaydı.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir