Bir bilim muhabiri dünyayı nasıl kandırdı?

Bilim haberciliği, insanlığın kaderini etkileyecek bir öneme sahip olabiliyor. Bu sorumluluğunu olabilecek en kötü şekilde kullananlardan birinin, William L. Laurenceın hikâyesini aktarıyoruz.

Nagasakiye atılan atom bombası

Geçen ay New York Times Examinerda ilginç bir haber yayınlandı. Haber, ünlü bir New York Times muhabiri marifetiyle nasıl tüm medyanın radyasyonun tehlikelerini görmezden geldiğini anlatıyordu. Greg Mitchell tarafından hazırlanan haberin tam çevirisini veriyoruz:

Ünlü bir New York Times muhabiri sayesinde radyasyonun etkilerinin örtbas edilmesi nasıl sağlandı

William L. Laurence “Atom Bill” lakabı ile anılmaya başlandı. Burada bahsettiğim gibi, Pulitzer ödüllü New York Times bilim muhabiri olan Laurence, Manhattan Projesini yakından takip etti ve projenin ABDnin değişik yerlerinde ilk atom bombasını yaratmasını izledi. Bu yeni silahın Japonyaya karşı kullanılacağı vakit yaklaşırken, bombayı ve bombayı yapanları öven bir seri makale yazdı. 7 Ağustos 1945den itibaren yazılan ve basılan makaleler olağanüstü bir etki yarattı ve ilgi ile izlendi.

Daha sonra 9 Ağustosta Nagazakinin bombalanmasını destek uçaklarının birinden izledi ve bunun hakkında da Timesa yazdı. Bu yazıda da ölüm saçan bu araca dair övünç ve gururla bahsetti. Her zamanki gibi Laurence bombanın patlamasının ve görsel etkilerinin renkli izlenimlerini aktardı ve radyasyon etkisine dair çok az bilgi verdi.

Bundan daha az bilineni ise başka bir Laurence projesi, ve bu proje de yine aynı zamanlara rastlıyor. ABD yetkilileri Japonyadaki iki şehirdeki hasarı küçümsedi; radyasyona maruz kalınmasından doğan sonuçları, yeni bir çeşit “vebadan” binlerce kişinin ölümünü “propoganda” iddiaları olarak değerlendirerek küçümsedi. Bu, on yıllarca sürecek bir kanıtın örtülmesinin başlangıcı idi.

9 Eylül 1945te paralel bir dizi olay Amerikalı yetkililerin, Hiroşimadan yayılan ilk söylentileri bastırmak için bir hakla ilişkiler kampanyası başlattığını düşündürüyor. Savaş Bakanlığı, birkaç haftalık gecikmeden sonra, nihayet New York Timesın Nagazakinin bombalanması hakkında Laurencein yazdığı birinci elden gözlem raporunu basıyor.

16 Temmuz günü, ABD ilk atom bombasını test ederken Laurence da şans eseri Trinity test tesisini turluyor. Test ekibinde General Leslie Groves ve fizikçi J. Robert Oppenheimer var. Bu son derece gizli bölge nihayet gazetecilere açılmış oluyor.

groves_ve_oppenheimer_k.jpg

İki hafta öncesinde, Başkan Trumanın sekreteri Charles G. Ross, Savaş Bakanlığına test sahasını incelemeleri için bir grup gazeteciyi çağırmalarını silahlı kuvvetlerden talep ediyor. Ross, “Bu Japonyanın sürdürdüğü propaganda nedeniyle iyi bir adım olur” diye yazıyor.

General Groves bu bölgeye bazı gazetecileri de yanına alarak gidiyor. Şoförü, genç bir asker olan Patrick Stout, patlamanın olduğu kraterde dakikalarca kalıyor ve gülerken fotoğrafı çekiliyor.

Laurence kendisinin ve 30 diğer gazetecinin neden davet edildiklerini gayet açık bir şekilde anlatıyor: Hiroşima saldırısından sonra “Bombalamadan sonraki ölümlerin radyasyon kaynaklı olduğuna dair” Japon propagandasının “yalan olduğunu ortaya çıkartmak”.

General Groves, muhabirlerin kendisine katılmalarını izliyor ve muhabirler onu hayak kırıklığına uğratmıyorlar. Geiger sayaçlarıyla yapılan ölçüme göre, yaklaşık iki ay sonra, yüzey radyasyonunun “insan yaşamına müsait olan çok küçük miktarlara düştüğünü” yazıyor Laurence. Laurence, muhabirlerin radyasyon yanıklarına karşı ayakkabı bez galoşlar giymelerinin tavsiye edildiğini de yazıyor.

wlaurence.jpg

Ancak Laurence, bundan çok daha fazlasını kendisine saklıyor. Manhattan Projesi ile aylarca hemhal olan Laurence, Trinity testinin radyoaktif serpintisi hakkında bilgi sahibi olan tek muhabir idi: radyoaktif bulutun arkasından koşan bilim adamları, yüksek değerleri gösteremeyen Geiger sayaçları, kötürüm olan bir katır. Bu, ülkenin önde gelen bilim muhabiri, ciddi bir şekilde işbirlikçilik sergilemiş ve zamanının en önemli bilimsel keşfinin potansiyel tehlikeleri hakkında bildiklerini yazmaktan kaçınmıştı.

Basın gezisinin “güven tazeleyici bir etkisi oldu” şeklinde yazdı New York Times gazetesi. Daha sonra, bir bilim adamı, kraterde bekleyen genç asker Partick Stoutun yüksek dozda radyasyona maruz kaldığını belirtti. 22 sene sonra Stout hastalandı ve kan kanseri teşhisi kondu. Ordu daha sonra sebebin radyasyon olduğunu onayladı ve onu “görev nedeniyle” özürlü sayarak emekli etti. Stout 1969da öldü.

W.L. Laurence 1945teki Bomba ile ilgili haberi için bir Pulitzer ödülü daha kazanacaktı.

(Çeviri: soL)

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir