Su Hakkı Kampanyası, Şişe Suyu Dosyası- Ekim 2011

Su Hakkı Kampanyası, Şişe Suyu Dosyası- Ekim 2011

İçindekiler:

Ambalajlı Özelleştirme

Su Hakkı Kampanyası olarak bir süreden beri  “sağlıklı, doğal, en ideal” içme suyu olarak sunulan ambalajlı su konusunu ele almayı düşünüyorduk. Nasıl olmuştu da kısa bir süre öncesine kadar bütün içme suyumuzu evlerimizdeki musluklardan karşılarken şimdi sadece musluk suyunu temizlik amaçlı kullanır hale gelmiştik. Hatta dişlerimizi fırçalarken ya da bebeklerin yıkanmasında dahi, musluktan akan su yerine damacana suları kullanmak, bunun için ayrıca para ödemek bir zaruret haline dönüş(türül)müştü? Devamını okumak için…

Bluewashing*

Şişelenmiş su endüstrisi, kendi ürünlerini satmak için insanları yanlış yönlendiren reel sektöre iyi bir örnektir. Bugün, şişelenmiş su endüstrisinin kendisini çevre dostu bir sektör gibi pazarlama girişimleri, ürünün gerçek etkilerinin görülmesini ve tüketicilerin asıl çevre dostu olan çeşme suyuna yönelmesini engelliyor.

Şirketler, finansal dürtülerle, ürünlerin çevre üzerindeki etkilerini, çevre dostu ürünler satın almak isteyen Amerikan halkından saklıyorlar. Tüketiciler, çevre dostu ürünleri tercih ettikçe, şirketler “greenwashing” yapmakla – yani çevre dostu gibi görünüp aslında çevreye zarar veren ürünler satmakla-  suçlanıyorlar. Günümüzde ise, medyanın giderek artan ilgisiyle birlikte artık “mavi” yeni “yeşil” haline geldi – ve görünüşe bakılırsa, şirketler benzer “bluewashing” taktiklerini dünyada varolan sular üzerindeki etkilerini saklamak için kullanıyorlar. Devamını okumak için…

Su Hakkını ve Sağlıklı Koşullarda Yaşama Hakkını Elde Etmek Neden Bu Kadar Uzun Sürdü?*

“Suya erişim bir insan hakkı mıdır yoksa sadece bir ihtiyaç mıdır? Su, hava gibi bir kamu malı mıdır yoksa Coca Cola gibi bir meta mıdır? Çeşmeyi açma ya da kapama gücü ya da hakkı kimindir: halkın mı, hükümetlerin mi, yoksa pazarın görünmez elinin mi? Manila ya da La Paz’daki yoksul bir bölgenin fiyatını kim belirleyebilir – yerel olarak seçilmiş su yönetim kurulu mu yoksa başka bir ülkedeki milletler üstü bir su şirketinin CEO’su mu?”

Rosmarie Bär (Alliance Sud), Su hakkı çağrısı, dünya çapında binlerce topluluk içinde yaşayan ve sadece günlük yaşamlarını devam ettirebilmek için temiz su ve sağlıklı yaşam koşulları isteyen ve aynı zamanda su kaynaklarını hükümetlerin ve şirketlerin suistimaline karşı korumaya çalışan insanların gördüğü zararlar ve verdikleri mücadele sonucu ortaya çıktı. İlk bakışta suyun bir insan hakkı olduğu sorgulanamaz bir gerçek gibi görünmesine rağmen bu hakkın resmi olarak tanınmasını engellemek için birçok etkili güç bir araya geliyor. Devamını okumak için…

Su Hakkına ve Sanitasyona Neden İhtiyacımız Var?*

 “Su olmazsa açlıkla mücadele edemeyiz, okullarda tuvalet olmazsa kızlar daha eğitimlerini tamamlamadan okuldan ayrılmaya devam edecekler ve uygun sağlık koşulları ve hijyen olmazsa hastalıklar yayılmaya devam edecek. Bunun sonucunda çocuk ölümleri artacak ve anne sağlığı kötüleşecek.”

Andres Berntel (Stockholm Uluslararası Su Enstitüsü),1948’de yayınlanan Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’nde su yer almaz, çünkü o tarihte hiç kimse bir gün dünyada temiz su kalmayacağını düşünemezdi. Fakat daha sonra insanlar dünyada hidrolojik çevrim içinde sınırlı ve belirli miktarda su olduğunu ve bu suyun yok edilemeyeceğini öğrendiler. Dolayısıyla insanlar suyu, çölde mısır yetiştirmek için kullandılar, sanki bir çöpmüş gibi okyanuslara döktüler ve küresel pazar ekonomisini desteklemek için su havzalarını sanal su ihracatı yoluyla dışarı gönderdiler. Böylece suyu, sanki yok edilemeyecek kadar dayanıklıymış gibi nedensiz yere kirlettiler, kötü yönettiler ve onun yerine başka şeyleri ikame ettiler. Devamını okumak için…

Şişelenmiş Suyun Enerji Açısından Etkileri*

 “ABD’de yıllık şişelenmiş su tüketiminin 32 ile 54 milyon varil petrolün sağlayacağı enerji girdisine ya da ABD’de toplam birincil enerji tüketiminin yüzde üçüne eşit olduğunu, küresel şişelenmiş su talebini karşılamak için bunun kabaca üç katı enerji harcandığını tahmin ediyoruz.”

P. H. Gleick & H. S. Cooley (Pacific Institute, ABD), Şişelenmiş su kullanımının tüm dünyada artmaya devam etmesinin çevresel, ekonomik ve toplumsal etkilerine yönelik ilgi giderek artıyor. Bu ilgi, atık üretimi, yer altı sularının kullanımı, şişelenmiş suyun yerel yüzey suyu ve yer altı suyu üzerindeki hidrolojik etkileri, ekonomik maliyetler vs. hakkındaki kaygıları da kapsıyor. En önemli kaygı noktalarından biri, şişelenmiş su üretiminin ve kullanımının gerektirdiği enerji miktarı.  Devamını okumak için…

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir