Kolontar felaketinin birinci yıl dönümü

Macaristanın Kolontar köyünü olduğu gibi yutan, on kişinin hayatına mal olan, onlarca kilometre kare alanı da zehirli atıklar altında bırakan bu felaket, tüm Avrupa’daki buna benzer atık göletlerinin ve bu göletleri düzenleyen yönetmeliklerin yeniden gözden geçirilmesine yol açmıştı.

 Felaketin birinci yıl dönümünde, bölgeye giden gazeteci ve araştırmacıların raporları, köyde yaraların sarıldığını ve evleri alüminyum atıklı zehirli balçık denizine kurban giden insanların aradan geçen bir yıl içinde yapılan yeni konutlara yerleştirildiğini ortaya koyuyor. Köyde hayat normale dönmüş görünüyor.

Köy alanında ve kızıl balçık altında kalan uçsuz bucaksız tarlalarda aylarca süren çalışmalar sonucunda zehirli atıkları içeren balçık toplanmıştı. Ardından da dozerle kazılan üst tabakalar yerine, bölgeye başka bölgelerden temiz topraklar taşınmıştı.

Şimdi, bir yıl sonra, görünüşte bölgede her şey normal. Bağımsız kuruluşların yaptıkları tahlillerde ve araştırmalarda toprağın üst tabakalarında zehir içeren örneklere rastlanmadı.

Su kaynaklarında, kuyu ve derelerdeki analizlerde de suyun temiz olduğu anlaşılıyor. Sağlık kontrollerine göre de, insanlar felakete bağlı olarak sağlık sorunları yaşamıyorlar.

Kolontar

Ama yaklaşık 2 milyon ton olduğu tahmin edilen zehirli atık sonucu toprağın alt katmanlarında nasıl bir birikim oluştuğu sorusuna henüz yanıt verilemiyor.

Felaketin ortaya çıkardığı ilginç derslerden biri de, toplumsal dinamiklerin bu tür yaraların sarılmasında ne kadar önemli işlevler üstlenebildiği.

İlk saatlerden itibaren televizyonların ve radyoların canlı yayınla duyurdukları felaket Macaristan’da kısa sürede olağanüstü yardım kampanyalarının başlamasına neden olmuştu.

Raporlar, sivil toplum tarafından çok önemli miktarda yardım toplandığını ve bu paraların son kuruşuna kadar bölge halkına doğrudan yardımlara harcandığını ortaya koyuyor.

Felaketin hangi tür ihmaller sonucunda ortaya çıktığı sorusuna ise, hala tam olarak yanıt verilemiyor.

Şirkete olağanüstü yüksek bir para cezası kesilmiş olsa da, aslında zehirli atık göletinin, Avrupa’da şimdiye dek uygulanan önlemlere üç aşağı beş yukarı uyduğu anlaşılıyor.

İklim değişikliği, yağmur miktarındaki artış, inşaat malzemelerindeki bazı, ilk başta çok önemli görünmeyen farklılıklar ve önceleri önemsiz gibi görünen ayrıntılar, bu sonucu yaratmış gibi görünüyor.

Felaketin Avrupa’da toplumların yöneticilerine ve kamuoyuna verdiği en büyük ders ise, bu tür atık göletleriyle ilgili olarak asla dört dörtlük önlemler alınamayacağının ortaya çıkmış olması.

Çernobil, nasıl nükleer santraller açısından bir dönüm noktası olduysa, Kolontar çevre felaketi de, kimyasal atıklar açısından benzer bir dönüm noktası oluşturdu.

Tarık Demirkan /Budapeşte- bbc

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir