ABD VE ÖLÜM CEZASI|| Zehirli İğnenin Ucunda

Bu yıl ABDde, ocak ayından bugüne kadar “kanunlara uygun” öldürülenlerin sayısı 37 oldu. Ölüm cezasına hayır demek için o kadar çok neden var ki; masum birini öldürme riski, yoksulluğa dayalı ayrımcılık, insanlık dışı bir ceza oluşu, vs…

Bugün (1 Ekim) Savannahda Troy Davisin cenaze töreni yapılacak. Ailesi, avukatları ve yıllardır infaz edilmemesi için mücadele eden destekçileri onunla vedalaşacak. Dünyanın dört bir yanından taziye mesajları bugün tören sırasında aileye teslim edilecek [1]. Georgia Eyaleti Davisi 22 yıl ölüm hücresinde beklettikten sonra 21 Eylülde zehirli iğneyle öldürmüş, otopsiden sonra aileye bedeni geciktirerek vermişti.

Dünya Troy Davisle meşgulken, aynı gün Teksas Eyaleti Lawrence Brewerı öldürdü. Bir gün sonra Derrick Mason, 28 Eylülde de 33 yıldır ölümü bekleyen Manuel Valle sessiz sedasız Amerika Birleşik Devletlerinin (ABD) eylül ayında infaz edilen mahkûmları listesindeki yerlerini aldı. Böylece yalnızca 2011 yılında ABDde “kanunlara uygun” öldürülenlerin sayısı 37 oldu. Son anda bir erteleme ya da ceza indirimi olmazsa yıl sonuna kadar altı kişi daha bu sayıya eklenecek.

ABD, Yüksek Mahkemesinin ölüm cezasını yeniden uygulamaya soktuğu 1976dan bu yana devlet 1271 insanı öldürdü. Rekor güney eyaletlerinde; Teksas 1982-Eylül 2011 yılları arasında 476, Virginia 109, Oklahoma 96 ve Florida 69 insan öldürdü.

Bu eyaletlerin hepsi “linç kültürü”nün doğduğu güney bölgeleri. “Ölüm kuşağı” olarak bilinen bu bölge ülkedeki infazların yüzde 80inden sorumlu.

Oklahoma bombalamasının ardından 1996da kabul edilen Terörle Mücadele ve Etkin Ölüm Cezası Yasası ölüm cezası öngören suçların kapsamını genişletti ve ABD 1999 yılını 98 mahkûmu öldürerek kapattı.

ABDde hâlâ 50 eyaletten 34ünün ceza sisteminde ölüm cezası var [2]. Ölüm cezasını uygulamadan kaldıran ilk eyalet Michigan (1846), sonuncusu ise 2011 yılında valinin ölüm cezasını iptal eden yasayı imzalamasıyla bu cezayı sona erdiren Illinois.

Şu an ABDde hâlâ 3251 mahkûm ölüm hücresinde bekliyor.

Öldürülen ve öldürülmeyi bekleyen mahkûmların kaçı masum, kaçı gerçekten iddia edilen suçları işledi bilmiyoruz. Ama 1973ten bugüne en az 139 mahkûm, masum olduğu ortaya çıktığı için ölüm hücresinden çıkartılarak serbest bırakıldı.

2000-2007 arasında yılda ortalama beş ölüm cezası mahkûmunun isnat edilen suçu işlemediği ortaya çıktı. Öldürüldükten sonra temize çıkanların sayısını asla tam olarak bilemeyeceğiz, ama Şef Leschinin öldürüldükten 146 yıl sonra masum olduğunun ortaya çıkması bile ABDnin bu dönüşü olmayan “ceza”yı ortadan kaldırması için yeterli olmalı.

Michael Dewayne Johnson 1995 yılında cinayetten hüküm giydi ve ölüm cezasına çarptırıldı. İlk günden itibaren “ben öldürmedim” dedi. Teksas infaz gününü 20 Ekim 2006 olarak belirledi.

İnfazın gerçekleştirileceği gün sabah 2.45de ölü bulundu. El yapımı basit bir kesici aletle bileğini ve şahdamarını kesen Johnson duvara kendi kanıyla “ben yapmadım” yazmıştı. Hapishane arkadaşları bunun bir intihar değil protesto olduğunu söylediler.

Ölüm cezasına itiraz etmek için tek sebep “masum olma olasılığı” değil. Bir mahkûmun son sözünde dediği gibi, herkese “ikinci bir şans” verilmelidir.

Napoleon Beazley zehirli iğne yapılmadan önce şöyle demişti: Birisi bu cinayete karışanları ortadan kaldırmaya çalışsaydı ona “hayır” derdim. Onlara, bana vermedikleri şeyi vermelerini, ikinci bir şans tanımalarını söylerdim… Ölümü bekleyen benim gibi çok insan var. (…) Onlara doğru olanı yapmaları için bir şans tanıyın. Hatalarını düzletmeleri için bir şans verin. Yaptıklarını düzeltmek için bir yol arıyorlar… Bu gece kazanan yok, kimse gerçekten huzur bulamayacak.

Son yıllarda infaz sayısında düşüş var. ABD 2002 yılında zihinsel engelli olanlar, 2005 yılında ise çocuk yaşta suç işleyenler için ölüm cezası verilmemesi gerektiğine hükmetti. Ama yeterli değil. Ölüm cezasının tamamen kaldırılması gerekiyor. Yalnızca ABDde değil, hâlâ yasalarında ölüm cezası olan Çin, Pakistan, İranın başı çektiği en az 23 ülke artık devlet eliyle öldürmelere son vermeli.

Ölüm cezasına hayır demek için çok sebep var…

* Masum birini öldürme riski yüksek: Yakalamadan delil toplamaya, jürinin yetkinliğine ve önyargı gibi sebepler yüzünden yargının hata yapma olasılığı her zaman mevcut.

* Irka dayalı ayrımcılık: Sanığın ya da kurbanın ırkı ölüm cezası verilmesinde etkili. Bir siyah öldürdüğü için öldürülen beyaz sayısı 17. Bir beyaz öldürdüğü için öldürülen siyah sayısı 255.

* Yoksulluğa dayalı ayrımcılık: Ölüm cezasına çarptırılan sanıkların yüzde 90ının avukat tutacak gücü yok. Devletin atadığı deneyimsiz ve yeterli kaynağı olmayan avukatlar tarafından temsil ediliyorlar.

* Caydırıcı değil: 2009 yılında kriminoloji uzmanları arasında yapılan bir araştırmada uzmanların yüzde 88i ölüm cezasının herhangi bir caydırıcılığı olmadığını ifade etti. Ölüm cezası öngören suç oranlarında azalma yok.

* Zalim ve insanlık dışı bir ceza: Ölüm hücresinde tutulma süresi ortalama 14 yıl. Bir mahkûmun dediği gibi “öleceğini bilmek bir şey, öleceğin günü bilmek bambaşka bir şey.”

* Ölüm cezası ağırlaştırılmış müebbetten daha maliyetli: Ölüm cezası infazı eyalet bütçesine ortalama iki milyon dolara mal oluyor. Bu rakam temyiz sürecini içermiyor. “Asmayalım da besleyelim mi” diyenlere duyurulur.

Ama ölüm cezasına karşı çıkmanın bu gerekçelerden çok daha önemli bir sebebi var, hayatın kutsallığı. (YY)


[1] Tören TSİ 18.00de www.naacp.org adresinden canlı yayın yapılıyor. Davis Ailesine mesaj yollamak için tıklayabilirsiniz

[2] Ölüm cezası olan eyaletler: Alabama, Arizona, Arkansas, California, Colorado, Connecticut, Delaware, Florida, Georgia, Güney Carolina, Güney Dakota, Idaho, Indiana, Kansas, Kentucky, Kuzey Carolina,Louisiana, Maryland, Mississippi, Missouri, Montana, Nebraska, Nevada, New Hampshire, Ohio, Oklahoma, Oregon, Pennsylvania, Tennessee, Texas, Utah, Virginia, Washington, Wyoming.

Ölüm cezasını kaldırmış eyaletler: Alaska, Batı Virginia, Hawai, Illinois, Iowa, Kuzey Dakota, Maine, Massachusetts, Michigan, Minnesota, New Jersey, New Mexico, New York, Rhode Island, Vermont, Wisconsin (ve Columbia ili).

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir