Britanya Basın Özeti-BBC Türkçe

Guardian gazetesi, koalisyon güçlerinin Kaddafi iktidarı bırakmadığı takdirde, isyancıları silahlandıracağı haberine manşetten yer veriyor.

Gazetenin iç sayfalarındaki haberinin başlığı ise “birlik gösterisi ortada, Libya planı hazır. Tabii, Kaddafi olmadığı müddetçe.”

Guardian, hava saldırılarının başlaması üzerinden on gün geçtikten sonra yapılan görüşmelerin koalisyona geleceği değerlendirme fırsatı verdiğini yazıyor ancak ekliyor:

Ne var ki kilit önem taşıdıkları halde, gözler Afrika Birliği ve Suudi Arabistanı aradı.

Hukuki yol aranıyor

Times gazetesi de müttefik güçlerin, Libyalı isyancıları silahlandırmak için hukuki bir yol arayışında oldukları yorumunu yapıyor. Gazeteye göre Kaddafinin yol açtığı yıkıma verilen diplomatik yanıt çok değişken, yavaş, ancak başarılı oldu ve özgürlükler için gerekli koşulları yarattı.

Times, şöyle devam ediyor:

“İsyancıların kurduğu Geçici Konseyin nüfuzunu, ülkede gördüğü desteği ve özgürlükçülüğünün lafta kalıp kalmayacağını değerlendirmek mümkün değil. “Kaddafi döneminin ne zaman ya da nasıl sona ereceğini de bilemiyoruz. Ama bir şeyden eminiz. O da geçmişte olduğumuz yere kıyasla, şimdi bulunduğumuz yerin, kat be kat iyi olduğudur.”

İsyancıların umudu, Batı

Financial Times gazetesi ise muhalefetin Batıya, Kaddafinin kalelerine doğru ilerleme umudunun, koalisyon güçlerinin hava saldırılarına bağlı olduğunu yazıyor.

Andrew Englandın aktardığına göre çatışmaların dinamiği, Batılı güçlerin hava bombardımanlarıyla değişti.

England, “Ancak isyancı güçlerin hala yeterli silahı yok, yeterince organize olabilmiş değiller ve Kaddafinin gücünü kırsalar bile, hala bir çok zorluk onları bekliyor.” diyor.

El Kaide sızıyor mu?

Daily Telegraph, Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı Amiral James Stavridisin Libyadaki isyancı güçlerin içine sızmış olabilecek El Kaide savaşçılarına ilişkin uyarısına yer veriyor.

Habere göre Stavridis, Amerikan istihbaratının, isyancı gruplar içinde terör faaliyetlerine dönük hareketlenmeler tespit ettiğini belirtti.

Önde gelen İngiliz hükümet kaynakları, bu ifadeleri “kaygı verici” diye niteledi. Bu durum, Amerikan, Katar ve İngiliz hükümetlerinin, isyancı grupları silahlandırmayı düşündükleri yolundaki açıklamalarını izliyor.

Daily Telegrapha göre bu planlar, uluslararası koalisyon içinde başka bölünmelerin de fitilini ateşleyebilir. Zira Nato ve İtalya kaynakları, böyle bir adımın yeni bir Birleşmiş Milletler kararı gerektireceğine işaret ediyor.

Askeri harekatın maliyeti

Guardian gazetesi ise Stavridisin Amerikan Senatosuna yaptığı açıklamadan Libyadaki askeri harekatın maliyetine ilişkin bölümlere dikkat çekiyor.

NATO komutanı, askeri operasyonların maliyetinin yüz milyonlarca doları bulduğunu ifade etti. Amerikalı yetkililer, askeri harekatın Pentagona ek 550 milyon dolara mal olduğunu söylüyor.

Bu maliyete en çok kullanılan bomba ve füzeler yol açtı.

Operasyonun İngiltereye maliyeti konusunda resmi bir rakam bulunmuyor ancak pek çoğu silahlar olmak üzere İngiliz kuvvetlerinin en az 25 milyon sterlin harcamış olabilecekleri tahmin ediliyor.

Obama’nın doktrini

Financial Times yazarlarından Richard McGregor, Amerikan Başkanı Obamanın “sınırlı hareket” doktrinini, maliyetlerin ve risklerin şekillendirdiğini yazıyor.

McGregora göre Başkan Obama, temkinli dış politikasını açıkladığı konuşmasına destek toplamayı başardı.

Yazar, konuşmanın kimi yorumcuların “Obama doktrini” dedikleri anlayışının açık bir ifadesi olduğunu belirtiyor. Yazara göre bu anlayış, “yurtdışında müdahaleye kalkışmadan önce, hem insani hem de ulusal çıkarları dikkatle tartan, bunun için de tek taraflı değil; çoklu operasyonları tercih eden süper güç” olmayı içeriyor.

McGregora göre Obama, “gerekli olduğunda, kararlı, tek taraflı şekilde askeri seçeneği kullanmakta da asla tereddüt etmeyeceğini” söyleyerek bir bakıma Washingtonun jeopolitik rolüne ilişkin farklı görüşler arasında bir orta yol bulma faziletini gösterdi.

Ancak yazar bu askeri operasyon sürdükçe, tüm dikkatlerin bunun Amerikan bütçesine maliyetine yoğunlaşacağını vurguluyor ve şöyle devam ediyor:

“Kimi tahminler, geçen hafta başlayan Amerikan harekatının 600 milyon doları bulduğunu gösteriyor. Pentagon ise bunu mevcut bütçesi içinde kapatabileceğini. Ancak Washingtonun müdahil olma süreci uzadıkça, bu da korunması zor bir başarı olacaktır.

“Albay Kaddafi tutunmayı sürdürürse, Obamanın konuşması da fazla önemli olmayacak, çünkü öyle bir durumda Amerikanın daha büyük kaynaklarını taahhüt etmesi yolunda baskı altında kalacaktır. Obama ise halihazırda bundan geri duruyor.

Nükleer ve İngiltere

Guardian gazetesi baş sayfadan verdiği haberinde Japonyanın Fukuşima nükleer santralini kurtarma çabalarının boşa çıktığını aktarıyor okuyucularına. Ancak Çernobil tarzı bir felaketin yaşanması tehlikesi olmadığı düşünülüyor.

Financial Times gazetesi ise İngilterenin bilim konularındaki eski baş danışmanı, profesör Sir David Kingin, ülkede nükleer enerjiyi savunan ifadelerine yer veriyor.

Gazeteye göre King, Japonyadaki nükleer krizden duyulan kaygıları yatıştırmaya yönelik bir girişimde bulundu.

Kinge göre İngiltere, harcanmış nükleer yakıtı, nükleeri yeniden canlandırmak için kullanıp yeniden işlerse, “10 milyar sterlinlik yeni bir ekonomik fırsat yaratılabilir.”

“King, İngilterenin dünyada harcanmış nükleer yakıttan elde edilen plütonyuma en fazla sahip ülke olduğunu belirterek bunu yeniden işleme sokmanın ya da gömmenin pahalı olduğunu belirtti.

“Sir David Kinge göre İngiltere şu anda harcanmış yakıtı kullanma fırsatına sahip. İngilterenim 19 nükleer reaktörü bulunuyor, elektrik ihtiyacının yüzde 18i bu reaktörlerden karşılanıyor.

Uzmanlar, harcanmış nükleer yakıtı yeniden kullanabilmek için 2 milyar sterlin yatırım yapılması gerektiğini söylüyor.

Çevre örgütü Greenpeacee göre ise yeniden işlemek sokmak, daha fazla nükleer atık anlamına gelebilir.

İngiltere – AB ilişkileri

Independent gazetesi, İngilterenin Avrupa Birliğine yaptığı ödemelerin geçen yıl neredeyse iki katına çıktığını yazıyor.

Buna göre birliğe 2009da 5,3 milyar sterlin ödenirken bu rakam geçen yıl 9,2 milyar sterline çıktı.

Bu da İngilterede hane başına 230 sterlin ediyor. Independent gazetesine göre bu 4 milyar sterlinlik ek ödeme, İngilterenin ulusal sigortasındaki artışın önlenmesine yeterli gelebilirdi.

İngilterenin Avrupa Birliğine katkıları en yüksek seviyelerde seyrediyor ve kamu harcamalarında artırılması düşünülen bir kaç kalemden biri.

Antarktika yeşilleniyor

Daily Telegraph gazetesinin haberine göre Antarktika kıtası, iklim değişikliği yüzünden yeşilleniyor.

İngiliz ve Avustralyalı bilim adamları, bu kıtaya has yeşil otların son elli yıl içinde, küresel ısınmaya bağlı olarak arttığını belirledi.

Nature dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarına göre bu otlar, toprağın ısınması ve ayrışmasıyla oluşan nitrojenden faydalanabiliyor.

Bu durum, Antarktikanın kısa süren yazları sırasında otların büyümesine imkan veriyor. Uzmanlara göre bu süreç, dünyada petrolden elde edilen sanayi nitrojeni stoklarının tükenmeye yüz tuttuğu günümüzde, bitkilerin büyümesi için yeni gübre üretme yollarının geliştirilmesine katkı sağlayabilir

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir