Britanya Basın Özetleri -BBC

“İsyancıların ilerleyişi sürerken, Türkiye, Libyada ateşkes için arabuluculuk teklif etti.”

Guardian gazetesi, Seamus Milne imzalı haberinde Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan özel bir mülakata yer veriyor.

Gazeteye göre Erdoğan, çatışmaların devam ettirilmesinin, Libyanın “ikinci bir Irak ya da ikinci bir Afganistan” olmasıyla sonuçlanabileceğine dikkat çekiyor. Erdoğana göre `bunun hem Libya hem de askeri müdahaleye önderlik eden NATO devletleri için yıkıcı sonuçları olabilir.`

“Erdoğan, Kaddafi hükümeti ve geçici Ulusal Konseyle görüşmelerin hala devam etmekte olduğunu söyledi. Erdoğan ayrıca Türkiyenin, NATO ile varılan anlaşma çerçevesinde, insanî yardımları kolaylaştırmak amacıyla, isyancıların kontrolündeki Bingazi limanı ve havaalanının idaresini devralmaya hazırlandığını açıkladı.”

“Haftasonunda İstanbulda konuşan Erdoğan, ateşkese doğru bir ilerleme sağlanabilmesi için Kaddafinin “NATO güçlerine hemen şimdi güven temin etmesi gerektiğini” söyledi.”

Guardian, Türkiyenin bölgesel rolünün giderek artmakta olduğuna ve NATO içindeki en büyük ikinci orduya sahip ülke olduğuna dikkat çekiyor. Guardian, Türkiye hükümetinin, Libya konusunda ittifak içindeki tartışmaların da odağında yer aldığını, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ile alenen ters düştüğünü yazıyor.

BM yükümlülükleri

Gazete, Türkiyenin daha başlamadan önce askeri bir dış müdahaleye karşı çıktığını, ancak şimdi muharip olmayan bir rol oynamayı kabul ettiğini hatırlatıyor.

Erdoğan Guardiana verdiği mülakatta, hükümetinin Birleşmiş Milletler kararları gereği yükümlülüklerini yerine getireceğini söylerken ” Ama Türkiye açısından, Libya halkına ateş açmak ya da üzerilerine bomba yağdırmak söz konusu olamaz” diye konuştu. Gazete, Erdoğanın bu ifadeleri, yeni yeni gelişen “sürüşe yasak bölge” politikasını kastederek kullandığını yazıyor.

Bu politikayla sahil yollarına yönelik hava saldırıları yoluyla, Kaddafiye bağlı birliklerin kara hareketinin belli alanlarda sınırlanması amaçlanıyor.

Guardian, Başbakan Erdoğanın “Türkiyenin rolü Libyadan mümkün olan en kısa sürede çekilmek, halkın demokratik taleplerine dayalı biçimde ülkenin birlik ve beraberliğini korumak olacaktır” dediğini aktarıyor.

Erdoğan, “Batılı güçler, yaklaşık 10 yıl önce Afganistana girdiklerinde insanlar bunun bir kaç gün içinde sona ereceğini söylemişlerdi, aynısı Irak için de söylenmişti. Ama bir milyon kişi öldü ve bir uygarlık neredeyse çöktü. Benzer tabloyu Libyada görmek istemiyoruz” diye konuştu.

Erdoğan, her iki tarafla da temasın sürmesinin kritik önem taşıdığına dikkat çekerken “Kaddafi ateşkes istiyor, başbakanla konuştuğum sırada bu gündeme geldi ama bunun için gerekli koşulların oluşması da önemlidir. Ateşkes talep ederken ateş açmaya devam etmek, tutarlı olmayacaktır” dedi.

Türkiye Başbakanı eğer çatışmanın her iki tarafı da Türkiyenin arabulucu rol oynamasını talep ederse, “NATO, Arap Birliği ve Afrika Birliği çerçevesinde bunu gerçekleştirmek için gereken adımları atacağız” diye konuştu.

Türkiye yarın Londrada yapılacak konferansa davet edildi.

İngiltere Dışişleri Bakanı William Haguein 40a yakın ülkeden temsilcileri ağırlayacağı konferansta Libyada izlenecek strateji tartışılacak.

Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlunun bu konferansa katılmaları bekleniyor.

Kritik müttefik Türkiye

Times gazetesi İngilterenin eski dışişleri bakanı Jack Strawun makalesine yer veriyor.

Straw, “Türkiye, kritik bir müttefik. Bunu hiçe saymak, tam bir aptallık olur” başlıklı makalesinde, uluslararası koalisyonun, Libya operasyonu üzerinde değerlendirmelerde bulunurken, Ankaranın giderek artan nüfuzunu da kullanması gerektiği görüşünü savunuyor.

“Türkler ilgisizlikten hoşlanmazlar” diyen Straw, Libya meselesi konusunda Fransanın Türkiyeye yönelik tutumunu eleştiriyor.

Straw, “Fransa, geçen hafta Libyaya yönelik askeri müdahalenin önünü açan zirveye Türkiyeyi kendi ifadesiyle çağırmayı unutmuş, bunu “Türkiyenin varlığının bir anlaşmanın çıkmasını daha da güçleştireceği” görüşüyle açıklamıştı.

“Ama Fransızlar zirve günü Türk gazetelerine şöyle bir baksalardı, Türkiyenin askeri bir koalisyona karşı çıkmak şöyle dursun, bu koalisyonda yer almaya hazır olduğunu göreceklerdi. Türkiye ile iyi ilişkiler uzun yıllar İngilterenin önceliğiydi. neyse ki Dışişleri Bakanlığı hafıza kaybına uğramamış. Türkiye yarın Londradaki Libya zirvesine davet edildi.” diyor.

Jack Straw Türkiyenin bölgesel bir güç haline geldiğine, son on yılda çift haneli büyüme rakamlarından yararlandığına ve Arap dünyasında da herhangi bir Avrupa gücü ya da Amerikadan çok daha fazla nüfuza sahip olduğuna dikkat çekiyor.

İngilterede kesintilere protesto

İngilterede haftasonunda koalisyon hükümetinin kamu sektöründe geniş çaplı kesintiye gitme planlarına yönelik protestolara ilişkin haber ve yorumlar, bugünkü gazetelerde geniş yer buluyor.

Toplumun her kesiminden 250 bini aşkın insanın katıldığı eylem genelde barışçı bir havada geçmiş, ancak azınlıkta bazı gruplar, alışveriş merkezi Oxford Caddesi ve çevresinde vergi kaçakçılığı yaptığını öne sürdükleri kimi mağazalara saldırmıştı.

Olaylarda polis 200 kişiyi gözaltına aldı, olayların ardından temizlik çalışmaları için ise 50 bin sterlin harcandığı belirtiliyor.

Oxford Caddesinde olaylar sırasında adı geçen gruplardan “UK Uncut“, kesintilere dikkati çekmek ve ülkedeki vergi kaçakçılığını protesto etmek amacıyla geçen Ekim ayından bu yana faaliyet gösteriyor.

İngiltere Maliye Bakanı George Osbone, o tarihte ülkede onlarca yıldır ilk kez dev bir kamu kesintisine gidileceğini ilan etmişti.

Bu grup da vergi kaçırdığına inanılan şirketlerin mağazalarını işgal eylemleri düzenlemeye başlamıştı.

Guardiana yazan grubun bir üyesi, refahın simgesi olarak görülen ve vergi kaçakçılığı yaptığını söyledikleri Fortnum and Mason mağazasında “yaratıcı oturma eylemi” dedikleri işgal sırasında sırada, kitap okuduklarını ve gitar çaldıklarını, kimi yayın organlarında söylendiği gibi şiddet yanlısı olmadıklarını anlatıyor ve ekliyor:

“Bu mağazanın sahibi olan şirket, Lüksemburga para aktarmakta ve yılda 10 milyon sterlin vergi kaçırmaktadır. Bu para, yılda 500 hemşirenin maaşını öder.”

İngilterede Muhafazakar-Liberal Demokrat koalisyonunun yeni bütçe taslağı geçtiğimiz günlerde Avam Kamarasına sunuldu. İngilterede hükümet yeni bütçesini açıklarken, büyüme tahminlerini aşağıya çekti.
Sağ çizgideki Daily Telegraph gazetesi, anarşist grupların, hükümetin ekonomik önlem planlarına yönelik protestoları kapsamında gelecek ayki Kraliyet düğününü hedef almayı planladıklarını yazıyor.

Gazete Londra Emniyet Müdürlüğü Scotland Yardın istihbaratına dayandırdığı haberinde, polis yetkililerinin, Cumartesi günkü olaylarda aşırılık yanlısı kişileri belirlemeye çalıştıklarını aktarıyor.

Meme kanseriyle mücadele

Son olarak Independent gazetesinden bir haber: Meme kanseri vakaları önleyici bir ilaç tedavisiyle azaltılabilir.

Bilimadamlarına göre meme kanseri riski altındaki her 10 kadından biri bu uygulamadan yarar sağlayabilir.

Uluslararası alanda ün kazanmış 12 uzman, geçen sene İsviçrede buluşarak son bulguları değerlendirmişti ve bugün de tıp dergisi Lancetta bu konudaki değerlendirmelerin sonuçlarını yayımlandı.

Uzmanlar paneli, kalp rahatsızlığı riski olanların kolesterolünü düşürmek için olduğu gibi bir önleyici tedavi uygulanırsa, İngilterede giderek artan meme kanseri vakalarının azaltılabileceği sonucuna vardı.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir