Yeni Dünya'ya Adapte Ol ya da Öl!

Tarih: 25 Mart 2011 Yazan: Ö.Duygu Çil

Gazeteparc


PwC ve ULI işbirliğinde gerçekleştirilen Avrupa Gayrimenkul Piyasalarında Gelişen Trendler 2011 Raporuna göre İstanbul gayrimenkul yatırımcılarını cezbediyor. İstanbul gelişme beklentilerinin yanı sıra yeni gayrimenkul alımlarında ilk sırada yer alıyor. Yatırım performansı açısından değerlendirildiğinde ise 2. sırada. Avrupa bölgesi için sekizinci kez gerçekleştirilen raporda gayrimenkul şirketi temsilcileri, kredi verenler, aracılar ve gayrimenkul danışmanlarını içeren 600den fazla sektör temsilcisinin öngörüleri yer alıyor.

Rapora göre, Avrupadaki kemer sıkma politikaları, katı düzenlemeler ve şişkin borç yükü kısıtlı düzeyde kalan kredi piyasasına neden oluyor. Bu da 2011 yılının Avrupalı gayrimenkulcüler için puslu bir havada geçeceğini gösteriyor. 2011 yılında sektöre önümüzdeki yıllar için yeni bir şekil vermek adına hazırlık yapılabilir.

Rapora göre bugün ısrarla devam eden ekonomik zayıflık ve ciddi borç krizi sarmalında Avrupa gayrimenkul piyasası yapısal değişim içinde. Öngörülerini paylaşan profesyoneller Avrupada sektörün daha fazla küçüleceğini, işten çıkarmaların yaşanacağını dile getiriyor.

Şehirlerin Durum Analizi

Münih

Öngörüler Alman ekonomisinin güçlü olduğu ve Münihin geçen sene olduğu gibi bu yılda yatırım açısından gözde şehir olacağı yönünde. Konuyla ilgili olarak görüş bildiren bir yatırımcı ” Münih her zamanki sıkıcı bir pazar olacak ancak sıkıcı olmasını olumsuz olarak değerlendirmeyin sadece sakin bir kararlılıkta olacak” diyor. Öte yanda istikrardan ziyade heyecan arayışında olanlar daha oynak bir piyasa olan Frankfurta yönelecek.

İstanbul

İstanbulun üst sırada yer almasının nedeni olarak raporda özellikle Avrupanın geri kalanında görülen ekonomik sorunların, İstanbulu çok fazla etkilememiş olması gösteriliyor. Araştırmaya katılan yatırımcılardan biri bu görüşü ” Ekonomideki olumsuzluklar, Avrupanın diğer bölgelerine kıyasla İstanbuldaki ticari gayrimenkul piyasasında aynı etkiyi yapmadı” sözleri ile dile getiriyor.

Avrupalı yatırımcılar İstanbulda, gayrimenkul yatırımı için yüzde 24,5lik oranlarla en çok perakende ve ofis alımını öneriyor. Bununla birlikte sanayi gayrimenkulü alımını önerenlerin oranı artarak yüzde 17ye ulaşıyor. Bu alanda yatırım önerenler sadece İstanbulu değil Türkiyedeki diğer şehirleri de öneriyor. Raporda ayrıca, İstanbulu farklı kılan ve öne çıkaran en önemli etkenlerden biri stok çeşitliliği olarak gösteriliyor.

Avrupadaki “Varlık yönetimi ve yatırımların başarısı için stok çeşitliliğinin önemli olduğu” görüşüne paralel olarak İstanbulun bu alanda ne kadar güçlü olduğu yatırımcıların gözünden kaçmıyor.

Londra

Londra raporda mevcut yatırım performasında üçüncü sırada yer alıyor. Görüşünü dile getiren bir yatırımcı “Londra başlı başına yerçekimine meydan okuyan bir şehir” diyor. Raporda yatırımcıların verdikleri yanıt çeşitliliği geniş bir yelpazede sunuluyor. Geçtiğimiz sene Londra için harekete geçirilmesi gerekliliğinin üzerinde duruluyordu ve 2010 yılı pek çok proje için başlangıç yılı oldu.

Paris

Geçen sene yayınlanan raporda Paris Londraya göre finansal hizmet sektörüne daha az bağımlı olduğu dile getirilmişti. Bu pazar şu anda Londraya benzer özellikler sergiliyor. Raporda görüşü yer alan bir yatırımcı Paris için “az riskli, az oynak, durağan ve bir o kadar da az karlı” yorumunu yapıyor. Bu nedenle bu şehir fırsat arayan yatırımcılar açısından tıpkı Londra gibi cazibe yoksunu olarak nitelendiriliyor.

Avrupalı yatırımcılar İstanbulda, gayrimenkul yatırımı için yüzde 24,5lik oranlarla en çok perakende ve ofis alımını öneriyor. Bununla birlikte sanayi gayrimenkulü alımını önerenlerin oranı artarak yüzde 17ye ulaştı. Bu alanda yatırım önerenler sadece İstanbulu değil Türkiyedeki diğer şehirleri de önerdiler.

Stokholm

Görüş bildiren pek çok yatırımcı kuzey ülkelerine karşı olumlu yaklaşıyor. İyi eğitim, uygun yönetim ve daha güçlü bir ekonomi bu yaklaşımın nedenleri arasında yer alıyor. Stokholm de kuzey rüzgarlarından iyi etkileniyor ve derin pazar olarak nitelendiriliyor.

Varşova

Orta ve Doğu Avrupa şehirleri 2010 yılında olduğu gibi gözden düşmüş gibi görünüyor. Ancak Varşova Alman ekonomisi güçlendikçe aldığı destekle diğer şehirlere göre daha iyi bir konumda görünüyor.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir