Deutsche Welle- Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basını Japonyadaki nükleer sızıntının ulaştığı tehlikeli boyutla, Arap ülkelerindeki protestolarla ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

Avusturyadan Die Presse bugünkü sayısında, Japonyadaki nükleer felaket konusunda, medyanın tavrını ve yapılan haberleri mercek altına alıyor:

“Bir yanda korkudan duyulan zevk ve felaketlerin dayanılmaz cazibesi, diğer yanda olanların soğuk, duygusuz bir şekilde tartılması arasında daha bir süre gidip geleceğiz. Biz medya olarak, bu psikolojik olağanüstü hâl ile ilgili sadece haber yapmadığımızın, aynı zamanda onu şekillendirdiğimizin bilincinde olmalıyız. Fukuşimadaki trajedinin nasıl sonlanacağı, nükleer santrallerin geleceği, Japonyadaki zararın boyutu, ülkenin yeniden inşa için ihtiyaç duyacağı süre, Japonyada eski günlere dönülebilecek mi sorusu… Konu ne olursa olsun farketmiyor. Bu konularda sağlıklı ve mantıklı bir kanıya varmak ancak birkaç hafta sonra mümkün olabilir. Şu sıralar yapılan bütün tartışmalar, açıklamalar, hiçbir işe yaramayan tavuk gıdaklamasından başka birşey değil.”       

Fransız Le Journal de la Haute-Marne gazetesi bugünkü sayısında, şiddet olaylarının sürdüğü Libyadaki gelişmeleri ele alıyor. Yorumda şu satırları okuyoruz:

“Japonyadaki trajedi, en azından bir kişiyi mutlu etti: Libya lideri Muammer Kaddafiyi. Uluslararası kamuoyunun dikkatleri güncel gelişmeler nedeniyle Japonyaya yöneldiği  sırada, Libya diktatörü gösteri yaparcasına kendisine karşı olan demokratik muhalefeti yok ediyor. Japonyada yaşananların yol açtığı etki, uluslararası toplumun Libyadaki trajedi konusunda sergilediği korkaklığın üzerini örtüyor. Uluslararası toplum, Libya konusunda harekete geçmemek için binlerce gerekçe buldu. Bu durum bizleri, Batının Macaristandaki başkaldırıyı alkışlayıp, hatta ve hatta Macarları cesaretlendirdiği ama Sovyetler ülkeye girdiğinde, hiçbir biçimde olaya karışmadığı, 1966 yılına götürüyor. Bu kez Fransa, Libya halkına yardım edilmesi için somut önlemlerin alınmasını önerme konusunda cesur davrandı. Ancak boşuna!”

Polonyadan sol liberal Gazeta Wyborcza ise Almanyanın, Libyada uçuş yasağı kararı alınmasına karşı çıkmasını değerlendiriyor:

“Almanya Başbakanı Angela Merkel ve bakanları Araplardan değil, kendilerine kırmızı kart gösterip, hükümeti düşürebilecek seçmenlerinden korkuyor. Demokratik Almanya Cumhuriyetinde büyüyen Başbakan, yaşadığı tecrübelerden Kaddafi rejminin ne olduğunu çok iyi biliyor olmalı. Merkel birkaç hafta önce boyunduruğa karşı ayaklanan Libyalıların ne hissettiğini de çok iyi biliyor. Merkel bunu Berlin Duvarı yıkıldığında,  9 Kasım 1989 tarihinde, Doğu Berlinde bizzat yaşadı. Merkel şimdi politik hesaplar nedeniyle, Kaddafinin başkaldırıyı nasıl kanlı biçimde bastırdığını ilgisiz biçimde izliyor. Diktatörün kendisi de Merkelin bu mantığını övüyor. Başbakan susuyor. Demokratik muhalefet düşünceleriyle büyüyen bir politikacı için bu, kötü bir karne.”

İtalyadan La Repubblica ise, Avrupa Kaddafiyi rahatsız etmek istemiyor başlıklı yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“Libya diktatörü Muammer Kaddafiyi rahatsız etmek istemeyen, Avrupa. Bu satırları okuduğunuzda belki de Bengazi çoktan düşmüş olacak ve nihayet o ünlü uluslararası toplum, sızlanarak, müdahale etmek için çok geç olduğunu söyleyecek. Ayrıca, isyancıları saygınlıkları ve itibarları nedeniyle övecek ve sonrasında birkaç bombalamanın ardından pes ettiklerini, omuz silkerek sözlerine ekleyecek. Ama işte o zaman burada isyancıların askerî yetenekleri değil, bir misillemeye teslim edilen sivil halkın kaderi sözkonusu olacak.”     

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.