BBC- İngiltere 17 Mart 2011 Basın Özeti

Daily Telegraph, Japonyada Fukuşima nükleer santralından radyasyon sızıntısını önlemeye yönelik çabaların kritik bir aşamaya geldiğine dikkat çekiyor ve Fransız nükleer uzmanlara dayanarak Çernobil benzeri bir nükleer faciayı önlemek için 48 saatten az bir zamanın kaldığını belirtiyor.

Gazete dün kullanılmış yakıt çubuklarının muhafaza edildiği bir havuzun aşırı ısınma nedeniyle tamamen susuz kalmasından sonra felaketi önleme umutlarının azaldığını kaydediyor.

Bazı ülkelerin vatandaşlarına Tokyoyu terk etme çağrısı yaptığını anımsatan Daily Telegraph, Avrupa Birliğinin üye ülkelerden Japonyadan ithal edilen gıda ürünlerine radyasyon incelemesi yapmasını istediğini belirtiyor.

Çin nükleer projelerini askıya aldı

Financial Times, manşetinde Japonyadaki krizin ardından Çinin nükleer projelerini durdurduğunu aktarıyor.

Gazete Pekin Hükümetinin tüm yeni santrallere ilişkin onay sürecini askıya almasını, beklenmedik bir gelişme olarak niteliyor.

Financial Times, dünya genelinde santral projelerinin yüzde 40ının Çinde gerçekleştirilmesinin planlandığını belirterek, bu kararla ülkenin kalkına programında frene basıldığını vurguluyor. Gazete, 2009da enerji tüketiminde ABDden liderliği devralan Çinin 2020ye kadar elektrik enerjisi ihtiyacının yüzde beşini nükleer santrallerden karşılamayı planladığını, hali hazırda bu oranının yüzde 2 olduğunu, kararın küresel anlamda nükleer enerjinin yeniden yükselişine darbe vuracağını kaydediyor.

Financial Times, Japonyadaki nükleer santral kazasının ardından Almanyanın nükleer kapasitesinin üçte birini devre dışı bıraktığını, İspanya, İsviçre, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletlerinin güvenlik standartlarını gözden geçirme kararı aldıklarını belirtiyor ve şöyle diyor:

“Santrallerin en az 40 yıl ömrü olduğu için, nükleer reaktörlerden vazgeçilip yerine termik ya da doğal gaz santrallerinin inşa edilmesi kararı gelecek yıllardaki küresel enerji ve çevre politikalarını etkileyebilir.”

Arap baharına kış tehdidi

Financial Times, “Arap baharına kış tehdidi” başlıklı analizinde Libya ve Bahreyn liderlerinin, Mısır ve Tunustaki benzer rejimlerin devrilmesinden sonra muhalefete büyük bir öfke ve intikam duygusuyla saldırıya geçtiğini belirtiyor. BMde uçuş yasağı konusundaki müzakereler sürerken Kaddafi birliklerinin isyancıların kalesi konumundaki Bingaziye çok yaklaştığını kaydeden gazete şöyle diyor:

“Kaddafinin 40 yıllık yönetimine karşı başlattıkları ayaklanma sırasında ele geçirdiği bazı kasabaların kontrolünü kaydeben muhalefet Bingaziyi kararlı bir şekilde savunacağını söylüyor. Diğer taraftan psikolojik savaşı şiddetlendiren Kaddafi yönetimi zaferin yakın olduğunda ısrarlı. Kaddafinin oğlu Seyfülislam Kaddafi, Fransız Televizyonuna iki gün içinde herşeyin biteceğini söyledi. Libyadaki barışçıl gösteriler, silahlı ayaklanmaya dönüştü. Ordudan birçok subay ve askerin saf değiştirmesine rağmen, Kaddafi birliklerinin büyük üstünlüğü var.”

Financial Times, Bahreyndeki ayaklanmanın da tehlikeli bir mezhep savaşına dönüşmeye başladığına dikkat çekerek şöyle devam ediyor:

“İktidardaki El Halife hanedanının Sünni taraftarlarıyla, ayrımcılığa son verilmesini ve anayasal monarşiye geçilmesini isteyen Şii protestocular çatışıyor. Bahreynin Sünni komşularının müdahalesi Şiilerin ağırlıkta olduğu İranın da dahil olabileceği daha geniş kapsamlı krize dönüşme tehlikesini beraberinde getiriyor. Suudi Arabistanın müdahalesi, Riyadın Körfezdeki hanedanlara destek olmaya kararlı olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre Suudi Arabistan bununla birlikte bu ülkelerde anayasal monarşi yönünde atılacak adımlara itiraz etmeyecek”

Daily Telegraph da başyazısında “Suudi Arabistanın Bahreyne destek için bu ülkeye asker göndermesinin Batının çıkarlarına aykırı olduğunu belirterek şöyle devam ediyor:

“Çünkü bu Şii çoğunluğu daha da öfkelendirecek. Kendisini Şiilerin baş savunucusu olarak gören İran, onlar adına harekete geçerse, kriz Suudi Arabistanla İran arasında bir çatışmaya dönüşebilir. Batının petrol yolları kapanır. Bu aşamada Amerikan Başkanı Obamanın müdahaleden başka şansı yok.”

Libya ikinci bir Irak olabilir

Paristeki Science Po, Siyasal Bilimler Enstitüsünden Prof. Zeki Laidi de Financial Timestaki makalesinde, Batının müdahale etmemesi halinde Libyanın yeni bir Iraka dönüşeceğini savunarak şöyle diyor:

“Bugün müdahale etmezsek, Balkanlarda olduğu gibi yarın müdahale etmek zorunda kalacağız. Tunus ve Mısırdaki ayaklanmalar sırasında skandal derecesinde kötü bir liderlik sergileyen Fransa Cumhurbaşkanı şimdi hem uçuşa yasak bölge hem de Libya muhalefetinin meşru temsilci olarak tanınması çağrısıyla öncü rol oynuyor. Amerikan Başkanı Obamayla zıt bir tutum sergiliyor. Uçuş yasağı tartışması, Amerikanın endişelerinden fazla etkilenilmesi nedeniyle rasyonel olmayan bir zeminde yürütülüyor.

“Obama ve uçuş yasağına destek vermeyen Angela Merkel dahil Avrupalı liderler tarihin yanlış tarafındalar. Sarkozy ve İngiltere Başbakanı Cameron ise doğru tarafında. Kaddafinin iktidarda kalabilmek için her yola başvurabileceğini ve halkını ezeceğini biliyoruz. Fransanın, uluslararası alanda risk almama tavrını bir uluslararası eylem ilkesine dönüştüren ve ekonomik gücünü diğerleri üzerinde baskı unsuru olarak kullanan Almanyanın bu şok edici davranışını kınamaktan başka yapabileceği birşey kalmıyor. Merkel, Avrupanın küresel bir aktör olma umutlarını yok etti. Bu İngilterenin desteğiyle biraz rahatlasa da Fransa için büyük bir şok. Batı bundan pişman olacak”

Science Podan Prof. Zeki Laidinin Financial Timestaki makalesindeki satırları. Times gazetesi de başyazısında “Bingaziden Bahreyne Obama büyük bir düş kırıklığı yarattı” diyor. Gazete, Obamanın yönetimin özgürlük mücadelesi veren Araplara destek olmayarak Amerikanın ağırlığını azalttığını ve itibarını zedelediğini savunuyor.

Guardian yazarı Seumas Milne ise, “Arapların kaderi Libyada değil, Mısırda belirlenecek” başlıklı yazısında “Eğer Mısırlılar gerçek bir demokratik sistem kurabilirse, bölgedeki tüm domino taşları sonunda devrilecek” diyor.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir