Kültür-Sanat ‘ Bir fille bir güvercinin birleşmesi ’

ÖZEL HABER/DAĞMEDYA – Frida & Diego dendiğinde akla uzun soluklu bir aşk hikayesi gelir ve  onların  sanatla yoğrulmuş dünyaları.  Türkiye‘ye ilk kez konuk olan bu iki ulvi isim 20.yüzyıl sanatının Meksika ve dünyadaki en çarpıcı figürlerinden .

[slideshow]

Frida KAHLO’nun çok küçük yaşta geçirdiği trafik kazası ile başlayan sağlık sorunları, onu attığı her fırça izinde daha güçlü bir ressam yapmış. Çizimlerine güç, yoğunluk, derinlik ve yapıcı olduğunu söyleyebileceğimiz eleştiri gözü sağlamış.

Diego RIVERA ise dev fiziği ile KAHLO’nun duygusal bağımlılığının temelini oluşturan, hayranlık duyarak sevdiği ve etkilendiği hayatının aşkı olan ressamdır.

Bu iki sanat insanın birlikte geçen ömürlerinde, birbirine hayranlıkları ile birbirine bağlandıkları ancak sanatlarında aslında birbirini çok az etkiledikleri düşünülür. İkisinin de birbirinden oldukça ayrı ve özgün bir sanat anlayışı vardır.

Frida &Diego, 1929’da evlendiklerinde  kimse bu iki ismin yoğunluk ve derinlik açısından Meksika’nın en büyük ressamları olduğunu bilmiyordu. Ve Frida’nın, Diego ile evliliği; ‘Bir fille bir güvercinin birleşmesi’ olarak tasvir edilmişti.  Nitekim Frida’da, karaladığı bir dolu notta, Diego’suz yaşayamayacağını söylemiştir.

Çiftin dünya tarihine çarpıcı ürünler vermiş eserleri İstanbul Pera Palasta..

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir